Türbülanstan çıkış

Okan Buruk, Atletico maçı sonrası takımdaki pozitif değişiklikle ilgili bir soruyu, "Maç seçiyorlar demek istemiyorum tabii..." diyerek yuvarlamıştı.

Hocanın demek istemediğini Galatasaray taraftarı çok uzun zamandır söylüyor zaten. Tezi destekleyen örnekler hiç de az değil. Ve dün bir yenisi daha eklendi.

İki Şampiyonlar Ligi maçı arasında olabilecek en iyi rakip varken üstelik. Karagümrük lig sonuncusu; bugüne kadar maç başı 2'nin üzerinde gol yeme ortalamasıyla gelmişti.

Tek avantajları, futbol katili Olimpiyat Stadı'nda oynuyor olmalarıydı ve henüz 31'inci saniyede yedikleri golle soyunma odasından adeta 1-0 yenik maça çıkmışlardı.

Erken gol, Galatasaray taraftarına "Fark olur, moral buldurur" dedirtirken futbolcusuna da "Amaaannn, sandığımızdan da kolay olacak" dedirtmiş olmalı.

Zira gol sonrası Karagümrük, kaybedecek bir şey olmamasının verdiği rahatlıktan da olsa gerek çok adamla hücuma çıkarken Galatasaraylı futbolcuların elleri ayaklarına dolaşmaya başladı. Sara'lı, Torreira'lı, İlkay'lı orta saha, ev sahibi ekibin geçiş hücumlarına adeta eşlik etti.

Yunus ilk yarı boyunca sektirmeden neredeyse top tutamadı, Barış Alper Karagümrük sağ bekine üstünlük kuramadı.

Hal böyle olunca da Karagümrük atak üstüne atak yaptı; Galatasaray'dan daha fazla rakip ceza sahasına girdi, daha fazla şut çekti ve yakaladığı bir geçişten skoru eşitledi.

Sarı Kırmızılılar, ilk yarının geri kalanı boyunca gösteremediği reaksiyonu ancak soyunma odasındaki balans ayarı sonrası gösterebildi.