Şampiyonlar Ligi'ndeki ilk hedefe ulaşılmasının ardından lige dönüş kritik önemdeydi. Sadece liderlik mücadelesi açısından değil, takımda bir süredir yüksek seyreden nabzın dengelenmesi açısından da öyleydi.
Okan Buruk, Sane'nin sakatlığında sağı Yunus'a, Barış Alper'in cezası nedeniyle de solu yeni transfer Lang'a emanet etmiş, Osimhen'in arkasındaki isim bir kez daha Sara olmuştu. Takım, taraftarın yoğun desteğiyle oldukça hırslı bir başlangıç yaptı.
Sallai, Torreira ve Osimhen'in oyunun başındaki etkili presi daha ilk dakikalarda Kayserispor'u bir hayli bunalttı. Zaten daha 7'nci dakikada Opoku'nun kendi kalesine vurduğu top da, penaltı öncesi kaptırılan top da bu bunalım sonrasında geldi.
Henüz maçın üçte birlik bölümü dolmadan 2-0'ı yakalayan Galatasaray, ilk yarının geri kalanı için oyunu rölantiye aldı, gözler de otomatikman oyundan çok Lang'ın neler yaptığına çevrildi. Yeni transfer henüz 1.5 antrenmanla çıktığı ilk 11'de oldukça hareketli gözüktü.
Sane'nin yokluğunda, Sanevari bir tat bıraktı. Zaten son vuruşlarında biraz daha şanslı olsaydı daha ilk yarı bitmeden takımı lehine tabelayı değiştirmesi işten bile değildi. Galatasaray ikinci yarıya vites yükseltmiş halde başladı.
Henüz ilk dakikalarda peş peşe pozisyonları harcayan Sarı-Kırmızılılar 60'ıncı dakikada Sallai'nin uzun pasıyla hareketlenen Osimhen'in asisti ve Sara'nın uzak kale direğine bıraktığı topla farkı daha da artırmasını bildi. Maç belki de kağıt üzerinde olduğundan daha da kolay bir maça dönüştü.

28