Senaryo 3 kez değişti

Uzun ve kabus gibi geçen milli ara sonrası Galatasaray'ın nasıl bir refleks göstereceği merak konusuydu.

Araya girilirken beklenti ligin ilk 6 haftasında pek tat vermeyen oyunun güçlendirilmesi, özellikle defansta yaşanan zafi yetlerin giderilmesiydi.

Gerçi dün sahaya çıkan 11'deki 9 futbolcu milli takımlarında mücadele edip gelmişti. Ancak Okan Buruk biraz da salı akşamı oynanacak Barcelona maçını da düşünerek radikal sayılabilecek bir kadro tercih etmişti.

Barış'ın sağ beke geçmesi, orijin santrfor Deniz Gül'ün sahada olması ve Batrakov'un forvet arkasına konumlandırılması Sarı-Kırmızılılar'ın oyununa doğrudan pozitif etki yapmış gözüküyordu.

Kendi pozisyonunda uzun süredir ciddi baskı altında olan Barış Alper, sağ bekte gerçekten çok iyi performans gösterdi.

Üstelik sağ kanatta Yunus ile birlikte rakip ceza sahasına yaptığı bindirmeler Kasımpaşa'nın oyun dengesinin bozulmasına neden oldu.

Zira Yunus, içeri kat ederek merkezdeki hücum tehdidini artırma fırsatı buldu. Deniz Gül santrfor özelliklerini efektif kullanan bir isim ve bunu da sahada kaldığı süre boyunca pek çok kez gösterdi.

Yeri geldi fiziğine rağmen topu alıp metrelerce sürdü, yeri geldi istasyon olup arkadaşlarına pozisyon hazırladı, yeri geldi presi en önden başlatarak takımının sete oturmasını sağladı. Biraz şansı yaver gitseydi maçı daha ilk yarının başlarında Galatasaray lehine değiştirebilirdi.

Batrakov ise neden tercih edildiğini gösteren bir performans ile sahadaydı. Genç yaşına rağmen sakin kalışı, top gelmeden atacağı yeri hesaplıyor oluşu ve zaman kaybı olacak gereksiz hareketlerden kaçınarak en doğru adamı bulmasıyla fark yaratan isimdi.

Sahada oyun olarak daha efektif bir Galatasaray vardı, bu ilk yarı boyunca istatistiklere de yansıdı ancak gol, bir duran top organizasyonunda Abdülkerim'in kafasından geldi.