Milli ara öncesi her iki takım için de son derece kritik bir maçtı. Trabzonspor açısından son maç kaybedilmiş, hoca değişmişti ve ciddi bir reaksiyon göstermesi kaçınılmazdı.
Galatasaray açısından ise henüz oturmamış oyuna rağmen araya lider gitmek altın değerindeydi. Okan Buruk, radikal bir 11 tercihiyle yine kendi oyununu sahaya yansıtmayı planlamıştı.
Kağıt üzerinde mantıklı da görülebilir bir tercihti ancak Osimhen'siz ön alan baskısının zayıfl ığı hesaba katılmamış gözüküyordu.
Başlama düdüğüyle birlikte topyekûn rakip sahaya yığılan Sarı-Kırmızılılar, henüz 4'üncü dakikada rakibine maç planını sonuca ulaştıracak ilk fırsatı verdi.
Salah o fırsatı, bomboş yaptığı 85 metrelik koşu sonrası değerlendirmesini bildi ve Uğurcan'ın sağından topu ağlarla buluşturdu.
Sarı-Kırmızılılar mücadeleye amatör maçları aratmayacak bir pozisyon sonrası adeta 1-0 yenik başladı. Trabzonspor'un yeni hocası Thomas Reis, Galatasaray'ı iyi çalışmış gözüküyordu.
Bordo-Mavililer, galibiyet golüyle birlikte topu tamamen rakibine bıraktı, Sarı-Kırmızılıların ön alanda yaptığı baskıyı kırmak için kaleci Onana'yı oyuna dahil etti ve geçiş oyunlarıyla farkı açmanın peşine düştü.
Galatasaray ise Sporting maçında olduğu gibi oynuyor gibi gözükse de öndeki baskının kırıldığı dönemlerde yaşadığı zaafi yetin bedelini bir kez daha ağır ödedi. Her ne kadar ikinci ve üçüncü gol kişisel hatalar sonrası gelmiş olsa da Bordo-Mavililer, bir aşil topuğuna dönüşen bu zaafı maç boyunca kullandı.

16