Devler Ligi startının verileceği en zor deplasmanlardan biriydi Lizbon... Bir kere rakip, tamamıyla hoca ve sistem takımıydı, üstelik hep oyunun içinde olan ateşli bir taraftara sahipti.
Elbette geçen sene şampiyon olan, Devler Ligi'nde çeyrek final oynayan takım yoktu ortada. Ancak Quenda, Hjulmand, Diomande ve Trincao gibi çok önemli isimlerini kaybeden Sporting, transferde yerlerini fazlasıyla doldurmasını bilmişti.
Braga'dan aldıkları Zalazar ile Altimira-Doumbia'dan oluşan orta sahası zaten bir sistem takımı olan Sporting için büyük şans oldu.
Ev sahibi, ligindeki 5 maçta ilk hafta beraberliği dışında 3 puan çıkardı ve 14 gole karşılık kalesinde 5 gol gördü. Bunları da topa sahip olma yetileri, ön alandaki baskı gücü, hızlı geçiş oyunları, duran top etkinlikleriyle yaptılar.
Yani elde endişe duyulacak fazlasıyla veri vardı. Ama zaafl arı da yok değildi. Hücuma çıkmayı seven bekleri, arka tarafta geniş boşluklar bırakabiliyor, defans hattı yüksek baskı anında kırılganlık yaşıyordu.
Maç öncesi röportajında "Çok hızlı bir takım var karşımızda. O yüzden özellikle geçişleri çok etkili bir şekilde yapıyorlar, çok hızlı bir şekilde kaleye gidiyorlar" diyen Okan Buruk'un nasıl bir çözüm üreteceği maç için belirleyici olacaktı.
Özellikle de Osimhen ve Lemina gibi ciddi baskı silahlarından yoksunken. Büyük maçlarda ekstra konsantre olan ve bugüne kadar bu konuda iyi referans veren Okan Buruk yine yanıltmadı. Başlama düdüğü ile oyunun kontrolünü ele alan takım Galatasaray'dı.
Rakibin oyun kurmasına izin vermeden, topa sonuna kadar sahip olan taraf da... Gol karambole gibi gözükse de geleceğini ilk dakikadan belli etmişti.
Sporting erken golün, baskılı oyunun şaşkınlığı ile üst üste 3 pas yapmakta zorlandı. Zaten gol de Galatasaray ceza sahasına ilk girişleri ve kaleye çektikleri ilk şutla geldi. O da karamboldü! Neyse ki gol ilk yarının kalan dakikalarında Galatasaray'ın oyununu olumsuz etkilemedi.
Sane biraz şanslı olsa, Barış fi ziğini daha akılcı kullansa skor lehimize bile olabilirdi. Ev sahibinin çaresizliği ilk yarı istatistiklerine de yansıdı; Yüzde 34 ile topla oynadılar, Galatasaray ceza sahasına 4 kez girebildiler, kaleye iki şut çektiler ve 0.09 gol beklentisi yarattılar.

31