Görkemli Juventus zaferi sonrası rotasyonlu bir kadro bekleniyordu zaten. Ancak Okan Buruk biraz elinin ayarını kaçırmış gibiydi.
Davinson, Torreira, Lang, Jakobs, Barış Alper gibi çarşamba günü forma giyen isimler kenara çekilmiş, oyuncu dizilişi bir hayli değişmişti. Sallai uzun bir aradan sonra sol açıktaydı, orta saha Lemina-Sara, sağ kanat Boey-Sane ikilisine emanet edilmişti. Gol umudu Icardi, arkasındaki isim ise Yunus'tu.
Ancak çıkan 11 Galatasaray'ın ana oyun planını karşılayacak fiziksel güce sahip değildi. Bir de maça Konyaspor etkili bir ön alan savunmasıyla başlayınca hesaplar iyice karıştı.
İlhan Palut, Galatasaray'ın öndeki presinden kurtulmak için, geriden top kurmayı adeta oyuncularına yasaklamıştı. Kaleciden uzun kullanılan topları toplamayı ya da en azından rakip oyunu kurmadan önde basmayı planlamıştı. Bunda da bir hayli başarılı oldu Konyaspor.
İlk 45 dakikada Galatasaray adına koca bir hiçle geçti. Birkaç cılız pozisyon dışında Sarı-Kırmızılılar'ın skoru lehine değiştirecek takati yok gibi gözüküyordu.
İkinci yarının hemen başında Okan Buruk, Icardi, Yunus ve Abdülkerim'i çıkarıp Barış, Torreira ve Lang'ı oyuna aldı. Gereken fiziki güç yüklenmişti ama bu kez golcüsüz oyunun yarattığı ciddi bir risk ortaya çıktı. Lang'ın 52'nci dakikadaki müthiş pası sonrası Sane'nin Konyaspor ağlarına gönderdiği top garip bir kararla ofsayt olarak sayıldı.

21