Susun da maç seyredelim

Adana'da yerel rekabet (DemirsporAdanaspor) unutulmaz anılar ve sözlerle farklı bir kültür yaratmıştır. Takımlarından farklı, başka iki takımın maçı için tribünleri dolduran seyirciler, adeta ikiye bölünerek Demirspor ve Adanaspor adına birbirlerine laf atmaya başlarlar. Çekişme maçın önüne geçer. Derken biri bağırır: "Len oğlum, susun da maç seyredelim!"

Bu sözler yıllar önceden bugüne bir şeyler anlatıyor olmasın Kendi adıma öyle olduğunu sanıyorum: Futbol gürültüye gidiyor!

Bu gürültüye gitme konusuna biraz dikkatlice bakmayı öneriyorum. Stad hoparlörlerinde anons, müzik ve reklamlar olağanüstü abartılı desibellerle sunuluyor. Ortam gürültüye hazırlanıyor.

Asıl gürültü tribünlerde kopuyor… Her takım taraftarının maç önü, maç sırasında ve sonrasında inanılmaz yüksek seslerle dile getirdiği sloganlar, şarkılar, marşlar var. Taraftarlar adeta nöbet disipliniyle susmadan bağırıp çağırmaya, maçın "fonetik üstünlüğünü" kazanmaya gayret ediyorlar.

Maçı seyretmek, topu izlemek, savunma ve hücum mücadelesinde kendi takımının oyuncularıyla rakipleri arasında karşılaştırmalar yapmak ikinci planda kalıyor. Bazı dostlar "maça gidip stres attıklarını" söylüyor… Oyuna değil, sadece hakeme ve hakem kararlarına bakanlar da var. Hakemin verdiği her karara bir kulp takıp avazla tepki gösteriyorlar.

Medya da bu gürültüye kendini kaptırıp "koroda" yer alıyor. Gürültü koparan yorum ve iddialar iş yapıyor.

Çok değerli takımlarımız var... Bu köşede ve maç kritiklerinde sayısal notlarından sıkça yararlandığım dostum Dr.Taner Karaman, "Süper Lig'de tabloya 'kadro değeri-puan ilişkisi' üzerinden baktığımızda, ligin büyük bölümünde akılcı, rasyonel bir denge olduğunu görüyoruz" diyor. Taner'e göre Konyaspor, Kayserispor ve Kasımpaşa kadro değerlerine kıyasla lig sıralamasında beşer basamak aşağıda yer alıyor. Kocaelispor ve Alanyaspor ise aynı ölçekte yukarıda konumlanıyor. Bunların dışındaki takımlar, kadro değerlerinin karşılığını sahaya yansıtmış durumda. Taner'e soruyorum: "Ya tepedekiler Sadece para mı harcıyorlar, transferlerle oluşup yenilenen kadrolar bize ne vaad ediyor" Taner, zirvede güç farklarının oyunu belirlediğini düşünüyor: "Galatasaray, Fenerbahçe ve Trabzonspor, toplam 18 maçta geriye düşmelerine rağmen sadece 3 yenilgi aldı. Kalite skora direnç sağladı. (Anımsatalım: Fenerbahçe'nin yenilgisi yok)"

Transfer bilançoları da anlamlı: 22 milyon Euro'nun üzerinde en karlı takım olan Göztepe dördüncü sırada. Trabzonspor ise transfer dengesinde 15. sırada olmasına rağmen, puan durumunda 12 sıra sıçrayarak zirvede yer tutması kadro mühendisliğinin başarısı olarak dikkati çekiyor.

Premier League'e İngiltere'ye uzanalım. Londra'dan yazdıklarıyla çok değerli mesajlar veren arkadaşım Mert Aydın, geçen gün "ÜÇ B'LER"den söz etti. Brighton, Bournemouth ve Brentfort datayı, bilgiyi ön plana almışlar… Ölçümler ve istatistikleri dikkate alarak yapılanıyorlar. Haftaya ne yaptıklarını da yazacağız.