Sıkıntılı, protestolu, baştan sona mücadeleli geçen macera filmi gibi bir maç izledik… Öyle ki dakikalar geçtikçe insanlar merakla bekliyor, sonucu bir türlü tahmin edemiyordu. Eyüpspor beraberliğinden sonra Dolmabahçe'deki maçta Konyaspor'un açılış golüyle öne geçmesi ister istemez oyunu netameli bir hale getirmişti.
Ev sahibinden başlayalım… Sergen Yalçın kadroyu biraz değiştirerek, 8 yerli ile başladı. Abraham'ın bıraktığı santrfor görevine Hekimoğlu Mustafa, sakatlık sonrası çalışmalarının takdir edildiğini görerek getirildi. El Bilal Traore 69 dakika sahada kaldı. Ayağından delici, güçlü şutlar çıktığını söyleyemeyiz. Yine de doğru koşularla takımın bir parçası olarak görev yaptı.
Beşiktaş 23'de Ersin'in kurtaramadığı pozisyonda Deniz Türüç vuruşuyla yenik duruma düştü. Yine aynı tiyatro mu, diye insanlar birbirine bakarken, Beşiktaş öfkesini oyuna ve istatistiklere taşıdı. 11 dakika sonra 34'de Cerny ile yanıt verdiler. Baskıları giderek arttı ama beklenen gol bir türlü gelmiyordu.
Oyunu Beşiktaş oynuyor ama skoru Konyaspor tutuyordu. Yüzde 64 topla oynama, 8'i isabetli 20 şut. 1.92xG (Gol beklentisi), Beşiktaş'ın oyunu nasıl domine ettiğini gösteriyordu. Konyaspor'da Bahadır'ın 7 kurtarışlık kaleci performansı ve engellenen gol değerinin 1.07 olduğu maçta kırılma noktası, Beşiktaş'ın 51 kez ceza alanına girmesine rağmen sadece 1 gol bulabilmesiydi.
Konyaspor 0.98xG (Gol beklentisi) ile 3 büyük şans üreterek daha tehlikeli olmayı başardı. Bu maç üstünlük-verimlilik dengesinde oynanırken skorun oyundan farklı olduğunu da gösterdi. Beşiktaş'ın üstün enerji ve çabasına rağmen verimlilik sorunu, sıkıntı yarattı.

15