Yüz yıllık ömrünü kutlamaya hazırlanan Dünya Kupası 48 takım ve 104 maçlık bir 'Kavimler Göçü' ile eğlenceden kaosa dönüşmüş durumda. Amerika Başkanı Donald Trump ve FIFA Başkanı Gianni Infantino futbol topu sayesinde ruh ikizlerini bulmuşlar gibi sevinç ve mutluluk yaşıyorlar. Infantino takım sayısını artırarak, atlaslarda bulunması zor haritalardan koşuşan minik ülkelerle inanılmaz bir evren kalabalığı oluşturdu. Bizim milli takım play-off ile uğraşırken, öteki kıtalarda Dünya Kupası'na katılmayanları neredeyse döveceklerdi.
İki başkan da tutkulu... Infantino parayı ve yeni icatlar peşinde koşmayı çok seviyor. Kalabalık Dünya Kupası'ndan da milyar üstüne milyar dolarlarla inanılmaz paralar bekliyor. Trump'ın para yanında, bir de 'zafer' tutkusu var. O yüzden Norveç'in verdiği Nobel Barış Ödülü kenarda dursun, FIFA Başkanı koşa koşa ABD Başkanı'na en savaşçı günlerini yaşarken, tuttu barış ödülü verdi.
Bu tutarsızlık ve hemen her ülkeye savaş ilan etme hamleleri 9 Avrupa ülkesini sinirlendirdi: İspanya, Almanya, Hollanda ve İngiltere kupayı boykot etme çağrısıyla dev organizasyonu şöyle bir sarstılar. Ama iki başkanın dikkatini hiçbir şekilde çekemediler.
Amerika'da Trump'ın emrindeki göçmen polisi ICE, haksız ve gereksiz silahlı müdahalelerle dünyadaki futbolseverleri korkuttular, turnuvadan soğuttular.
Daha da kötüsü takımlar, oyuncular, teknik yöneticiler ABD'ye giriş vizesi sağlamakta sıkıntı ve güçlük çektiler. Amerika savaş halinde olduğu İran'ı yıldırmak için elinden geleni yaptı. Neyse formül bulundu; İranlı kardeşler Meksika'da kalıp sadece maç oynamak için ABD'ye gidecekler. Kimi aklı evveller de İran'ı ihraç edip namlı şampiyonlardan 2026'nın elenmiş ülkesi İtalya'yı buyur etmeye niyetlendiler. Makarnacılar reddetti.
Amerika'nın insan hakları ihlalleri, bir çok ülkeye karşı takındığı saldırgan tutum oyunun ruhuna hiç yakışmadı. FIFA ve ABD başkanlarının hiç de umurunda olmadı.
Yeryüzündeki bütün spor kuruluşlarının ve sporcularının uymak zorunda olduğu IOC'nin olimpik kuralları var. Bunlardan birincisi; bir ülke uluslararası bir spor organizasyonuna aday olacağı zaman tüm sporculara, spor yöneticilerine, sporseverlere, taraftarlara vize garantisi vermek zorundaydı. Bu zorunluluk devam ediyor ama FIFA'nın da ABD'nin de hiç umrunda değil. Günlerce bekletip keyiflerince vize lütfediyorlar.

32