Vatandaş başının çaresine bakarsa...

Türkiye'nin karşı karşıya kaldığı sahipsiz sokak köpekleri probleminin yakın dönem kökleri 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu'na kadar gidiyor.Kanun çıktığında bu kadar çok sokak köpeği yoktu. Kanunun arkasında sokak köpeklerine iyi muamele etme ve onları koruma eğilimi vardı. Kanuna göre sokak köpekleri ile belediyeler ilgilenecek, hayvanların aşılaması ve bakımı yapılacak ve kısırlaştırılan hayvanlar alındığı yere bırakılacaktı. Ancak, parti ayrımı olmaksızın, hemen hemen hiçbir belediye, kanunun kendisine verdiği yükümlülükleri yerine getirmedi!..

Diğer taraftan, kanun geniş bir rant alanı oluşturdu. Sokak köpeklerine neredeyse insanlar kadar değer verilmesi ve koruma sağlanması mama şirketleri ile mama toplama ve hayvanların sağlık bakımı gerekçesiyle faaliyet gösteren 2600 kadar derneğin ortaya çıkmasını sağladı. Bu arada köpek ticareti kârlı bir iş kolu hâline geldi. Bazıları köpek üretmekle ve bazıları da köpek ticareti yapmakla hayatını kazanmaya başladı. Bir hevesle köpek edinen bazı kimselerin bir kısmının sonra köpeklerden vazgeçmesi ve onları terk etmesi de eklenince köpek nüfusu hızla artmaya başladı. İnsanlardan çok daha hızlı ve fazla üreme kapasitesine sahip köpekler hızla çoğaldı. Bugün sokaklarda yaklaşık 5 milyon sahipsiz köpek var. Tedbir alınmazsa bu sayının 5-6 yıl içinde ona katlanması ve sokaklarda 50 milyon sokak köpeğinin başıboş gezmesi kuvvetle muhtemel.

Aslında köpeklerin insanlara saldırısı zaten devamlı vuku bulmaktaydı. Ama, iletişim teorisinde hep dendiği gibi, köpeklerin insanları ısırması ve insanlara saldırması haber değeri taşımıyordu. Saldırı ve ısırmalar dar bir muhitte duyuluyor ve insanlar kendi dertlerine yanarak durumu sineye çekiyorlardı. Ne var ki "köpek lobisi" karşı lobilerin ve hareketlerin ortaya çıkmasına ve sosyal medya platformları da köpek saldırılarının bütün Türkiye'nin duyacağı haberlere dönüşmesine yol açtı. Bugünkü rakamlarla her yıl 450 bin civarında ısırma vakası oluyor ve her gün 1.200 kişi köpek saldırısı yüzünden hastanelere başvurmak zorunda kalıyor.

Bu arada kültürde de büyük ölçüde kanunun eseri olarak önemli bir değişiklik vuku buldu. Eskiden bir insana saldıran ve zarar veren köpekler istisnasız itlaf edilirdi. Şimdi ise köpekler insanların önüne geçti. Saldıran köpekler alınıyor, sağlık kontrolünden geçiriliyor ve sağlıklı ise alındığı yere bırakılıyor. Mesela9 yaşındaki Mete Durna'yı boğazını parçalayarak öldürmüş olan bir köpek şimdi el bebek gül bebek bakım altında!..