CHP özgürlüğün ne olduğunu bilmiyor!

CHP'li Silivri Belediyesinin, kadınlara tahsis edilmiş bir plajı kapatması, ardından kadın ve erkeklere ortak olarak açması, bu davranışı özgürlük adına gerçekleştirdiğini öne sürmesi ve kadınları özgürleştirdiği gerekçesiyle savunması tartışılması gereken bir uygulama. Zira, basit gibi görünen bu davranış ve ardındaki zihniyet özgürlüğün hem de yanlış ve sapkın bir özgürlük anlayışı adına nasıl gasbedilebileceğine dair çok iyi bir örnek sunuyor.

Özgürlük esas itibarıyla negatif bir değerdir. Buradaki negatiflik bir şeyin mevcudiyetine değil mevcut olmamasına işaret eder. Namevcut olması gereken diğer insanlardan gelecek keyfîengellemelerdir. Dolayısıyla, bir insan hayattaki tercihlerini yapmaktan ve onları takip etmekten insanlar tarafından keyfî olarak engellenmediği sürece özgürdür. Bu engel, diğer bireylerden, birey gruplarından ve en organize güç olarak devletten gelebilir.

Çok itibarlı bir kavram olması özgürlüğe çoğu düşünce çizgisi tarafından sahip çıkılmasına yol açmakta. Bu da özgürlüğün tanımını zorlaştırmakta. Bu çerçevede ortaya çıkan kavramlardan biri, özgürlüğün negatif karakterli olmasına nazire yapan bir adlandırmayla, pozitif özgürlüktür. Olağan hâlinde, pozitif özgürlük, insanların yapıp etmek istediklerini yapmaya muktedir kılınması ve bunun için de devlet tarafından desteklenmesi anlamına gelir...

Silivri Belediyesinin özgürlük anlayışı ne negatif özgürlük ne de pozitif özgürlük kavramına sığar. Her ne kadar bu icraat özgürlük kavramıyla meşrulaştırılmaktaysa da aslında özgürlüğün tam karşısında bir pozisyon alışa işaret etmektedir. Belediye şöyle düşünmekte: Kadınların plajlara erkeklerle birlikte girmesi bir özgürlüktür. O hâlde özgür olmaları için bütün kadınlar erkeklerle birlikte denize girmelidir. Gerekiyorsa buna zorlanmalıdır. Bu zorlama, belediyenin yaptığı gibi dolaylı da olabilir veya totaliter sistemlerde karşımıza çıktığı gibi doğrudan da olabilir. Erkeklerle birlikte plajı kullanan kadınlar özgürleşmişlerdir.

Oysa özgürlük kadınların veya erkeklerin denize istedikleri gibi girebilmelerini gerektirir. Yani herkes özgür ise, isteyenler sadece kendi hemcinsleriyle isteyenler de karışık olarak denize girebilir. Kamu otoritesine düşen insanların bu tercihlerine saygı duymak ve onları bir şeyi yapmaya veya yapmamaya zorlamamak veya bir şeyi yapmalarınıengellememek ve bir şeyi yapmaya mahkûm etmemektir. Oysa belediyenin tavrı zorlamaya teşebbüs etmektir. Erkeklerle aynı plajı kullanmak istemeyen kadınları bunu yapmaya mecbur ve mahkûm etmektir. Bu, özgürlük değildir, tam tersine, insanların özgür tercihlerini yapmalarının ve tercihlerinin peşinden gitmelerinin engellenmesidir.