Kader - 3

Yüce Allah'ın insana tercih hakkı verdiği durumlar olduğu gibi vermediği durumlar da vardır. Buna binaen tercih etsin veya edemesin insanın yaşadıkları kaderidir. Bu iki durum, ilim ehli tarafından ızdırari (seçemediği) kader ve ihtiyari (seçtiği) kader şeklinde ifade edilmiştir.

İnsan, seçemediklerinden sorumlu değildir. Ancak, bunlar hakkında şükür ve sabır ölçülerine riayet etme mecburiyeti vardır. Yüce Allah'ın emir ve yasaklarına tam teslim olmak vardır. Öte yandan kendisine verilen, cüz-i iradesi gereği tercih hakkı verilen durumlardan ise sorumludur.

Mesela insanın, ana babasını kendi seçemediğinden dolayı her hangi bir sorumluluğu yoktur. Yani, 'Neden şu anayı seçtin, neden bu babayı seçmedin' gibi bir soruya muhatap olmayacaktır. Tıpkı ırkı, dili, cinsiyeti vs. durumlarda olduğu gibi...

Diğer taraftan özellikle inancı ve buna bağlı olarak, helâl-haram, iyi amel-kötü amel, Allah yolunda cihat etme gibi durumlar ise tercihine bırakılmıştır ki buna da ihtiyari kader denmiştir. Izdırari kaderi külli iradesiyle Yüce Allah takdir etmiştir. İhtiyari kaderi ise kulun cüz-i iradesine bırakmıştır.

Daha evvel de bahsettiğimiz üzere insan, cüz-i iradesiyle sadece niyetini belirleyebiliyor. Bu niyete göre ameli Yüce Allah dilerse nasip ediyor. Ancak, eylem gerçekleştikten sonra amel defterlerine kayıt ediliyor.


Kader konusunda insanı en fazla düşündüren hususlardan bir de kulun ne şekilde hareket edeceğinin Yüce Allah'ın ilmi dâhilinde olduğudur. Tabii ki Yüce Allah, bütün noksanlıklardan münezzehtir. Dolayısıyla bilmemesi bir noksanlık olurdu ki böyle bir ihtimal yoktur.

Belki tam örtüşmeyebilecek ama konuya daha bir açıklık katma adına şöyle bir misal, zihinlerdeki bulanıklığı gidermeye yardımcı olacaktır. Faraza hayat bir tiyatrodur, insanlar ise oyuncu. Oyun, doğal olarak sahneye konulmadan önce bir senarist tarafından kaleme alınmıştır. Tabii ki sahne alması da bir yöneten eşliğinde olacaktır. Oyunda iyi rol, kötü rol vs roller vardır. Bu anlamda oyuncular tespit ve rolleri de tevdi edilmiştir. Hatta bazen oyuncuya rol tercihi bırakılır. Neticede tiyatro sahne alır ve oynanır. Soru şu: Peki şimdi burada gerek senarist ve gerekse yönetmen oyuncuların nasıl hareket edeceklerini ve ne konuşacaklarını önceden biliyor olmaz mı.. El hak olur...