Namaz kılmayanlar bilmezler! Zaten ilgilenmezler de...
Hutbe, Cuma namazının rükunlarındandır ve belli kuralları vardır.
Cuma hutbesi farzdır. Yani hazirunun hutbeyi dinlemesi ve o esnada namazdaymış gibi davranması gerekmektedir.
Hutbe esnasında konuşulması ve de konuşanın uyarılması, selam alınıp-verilmesi, herhangi bir şeyle meşgul olunması hutbenin sıhhatine aykırıdır.
Diyanet'in fetvasına göre hatibin (hocanın) Hz. Peygamber'in ismini zikretmesi ve/veya dua etmesi halinde içinden ya da yanındaki duymayacak şekilde selavat getirmenin veya amin demenin sakıncası yoktur.
Tabi bunların dışında da bir takım uyulması gereken kuralları var hutbenin. Bu hususta Diyanet'in internet sayfası ziyaret edilebilir.
Gelelim uygulamada yaşanan bazı tespitlerimize:
Hutbenin adabını en iyi hatiplerin bilmesi gerekmez mi Evet gerekir...
Bu gün hangi camiye gitseniz, genellikle hutbenin dua kısmında hatip sesli dua eder ve cemaat de koro halinde "Âamiiin" der.
Şimdi ne anladık bundan. Madem kuralsa, madem hutbenin sıhhatine engelse, öncelikle hocaların bu hususta duyarlı olması ve de cemaati uyarması icap etmez mi Eder!..
O halde özellikle bu hususta Diyanet'i buradan bir kez daha uyarmış olalım!..
Şimdi geçenlerde bizzat şahit olduğum bir hususa dikkat çekeceğim: Efendim geçtiğimiz bir cuma namazında, yanımdaki bir genç, hutbe esnasında ve hem de başından-sonuna kadar telefonuyla ilgilenip durdu. E yani uyarmak da hutbenin sıhhatine aykırı olduğundan uyaramadım da...

16