Bir süredir sessiz sedasız hazırlanan bir proje var. Adı "Kırık Ruhlar".
Açıkçası proje bende merak uyandırdı. Çünkü işin danışmanlığını Halil Ergün'ün yaptığı konuşuluyor. Eğer bu bilgi doğruysa, Halil Ergün gibi usta bir ismin dokunduğu bir işi merak etmemek elde değil.
İhsan Taş'ın hazırladığı proje geçtiğimiz günlerde sete de çıktı.
Kadrosunda Bestemsu Özdemir, Selen Soyder, Asuman Dabak ve İnci Pars Özgürgün gibi isimler yer alıyor. Bu kadar çok kadın oyuncuyu görünce ben de dönüp projeye biraz daha dikkatli baktım.
Anlatılanlara göre projede çok sayıda kadın hikâyesi yer alacak. Kadınların yaşadığı gerçek hayat mücadeleleri, travmaları ve duygusal kırılmaları ekrana taşınacakmış. Doğru işlendiğinde çok güçlü bir iş çıkabilir. Bu ülkede anlatılmayı bekleyen o kadar çok kadın hikâyesi var ki.
Şimdilik hangi platformda yayınlanacağı, kaç bölüm olacağı açıklanmış değil.
Son dönemde ekrana gelen işlerin çoğu birbirine benziyor. "Kırık Ruhlar" en azından farklı bir şey denemeye çalışıyor gibi duruyor. Bu yüzden "Kırık Ruhlar"ı şimdiden radarıma girdi. Umarım beklentiyi boşa çıkarmaz ve gerçekten farklı bir şey izleriz.
Sıra Kazım da....
Kazım Koyuncu'nun hayatını anlatacak filmin hazırlıkları sürüyor. Yönetmen koltuğunda Özcan Alper oturuyor. Senaryoyu Murat Uyurkulak, Erman Bostan ve Özcan Alper birlikte yazıyor. Kazım Koyuncu'yu ise Cem Yiğit Üzümoğlu canlandıracak.
Çekimlerin bu yaz başlaması planlanıyor. Cem Yiğit Üzümoğlu'nun rol için şan eğitimi almaya başladığı ve özel makyaj çalışmalarıyla karaktere hazırlanacağı da açıklanan bilgiler arasında.
Açıkçası Kazım Koyuncu gibi bir ismin hayatını filme çekmek büyük cesaret. Çünkü ortada sadece sevilen bir sanatçı yok. Türkiye'nin hafızasında kendine çok özel bir yer edinmiş bir isim var.
İlk haberi okuduğumda Cem Yiğit Üzümoğlu tercihi konusunda emin olamadım. Sonra dönüp fotoğraflarına tekrar baktım. Açık söylemek gerekirse, düşündüğüm kadar uzak gelmedi. Sesi de biraz olsun güzelse... Bun işin üstesinden gelebilir.
Yine de biyografi işleri zor. Çünkü seyirci sadece hikâyeyi değil, hatıralarını da yanında getiriyor. Herkesin aklında başka bir Kazım Koyuncu var.
Bu tarz projelerde asıl mesele birini taklit etmek değil. O insanın duygusunu seyirciye geçirebilmek.

34