Cumhuriyet'in 102. yılı kapsamında düzenlenen "Türkiye Yüzyılı Kadınları Mikro Art Resim Sergisi", Türkiye tarihine iz bırakmış 46 öncü kadını milimetrik eserlerle sanatseverlerle buluşturdu
İzmir Ticaret Odası Sergi Salonu'nu Cumhuriyet'in 102. yılı kapsamında Türk Kızılay öncülüğünde hazırlanan "Türkiye Yüzyılı Kadınları Mikro Art Resim Sergisi'ne ev sahipliği yaptı. Sergide, bilim, sanat, spor ve toplumsal yaşam gibi farklı alanlarda Türkiye tarihine katkı sağlamış 46 öncü Türk kadınının yaşamı ve çalışmaları mikro art sanatçısı Murat Uçar tarafından hazırlanan eserlerle yansıtıldı. Küratörlüğünü Yeşim Beyla'nın üstlendiği sergideki çalışmalar izleyiciler tarafından büyüteç yardımıyla incelenebildi. Eserlerin satışından elde edilecek gelir ise Türk Kızılay'ına bağışlandı.
'Nefesimi tutuyorum'
Açılışa Türk Kızılay Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Kamil Karadeniz, AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı, Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, İzmir İl Kültür ve Turizm Müdürü Sadık Doğruer, Türk Kızılay İstanbul İl Başkanı Burcu Kösem ve Türk Kızılay İzmir İl Başkanı Kerem Baykalmış katıldı. Türk Kızılay İzmir İl Kadın Başkanı Gonca Aslan, serginin Türkiye tarihine yön vermiş kadınlara sunulmuş güçlü bir saygı duruşu olduğunu söyledi.
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Geleneksel Türk Sanatları Bölümü'nden mezun olduktan sonra mikro sanata başlayan Murat Uçar, mikro sanat ile başta saat ve çeşitli mücevherler olmak üzere, tesbih, kalem gibi çeşitli objelerin üzerine resim, heykel ve rölyef çalışmaları yapıyor. Uçar, mikro resim çizmeye bir müzedeki tüm eserleri, bir oda içerisinde sanatseverlerle gösterebilme fikriyle başladığını dile getirerek, ilk olarak minik tablolar içinde "Mona Lisa" gibi ünlü eserleri yapmaya başladığını söylüyor.
Beden kontrolü şart
Murat Uçar, büyüteç altında 5 milimetrelik portrelere nasıl hayat verdiğini ise, "Kullandığım boyalar akrilik, sulu boya, guaj… Fırça ise yüzlerce kıldan oluşuyor. Ama benim çalıştığım kısım, yalnızca ucundaki tek kıl. 5 milimetrelik bir yüz yaparken nefesimi tutuyorum. Fırçamın ucunu dilimle çok hafif nemlendiriyorum. Kalbim bir kez atıyor… Hazırlık. İkinci atış gelirken kaşı çiziyorum. Yani eser, kalp atışları arasında hayat buluyor. Bedeninizdeki en ufak titreşim, en hafif nefes kırılması bile tüm eseri bozabilir. Bu yüzden konsantrasyon ve beden kontrolü şart" diye anlatıyor.

18