Göç otobanı

İyi Parti'nin Trabzon mitinginde Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu günlük siyasi olaylarla birlikte sosyolojik bir değerlendirme yaptı ve Karadeniz Sahil Yolu'nu "Göç Otobanı" olarak adlandırdı:

-Trabzon'da kişi başına düşen üretim, Türkiye ortalamasının üçte birinin altındadır. Karadeniz Sahil Yolu yaptınız. Devlet yapacak arkadaş. Yollar, tüneller, geçitler, köprüler yapmak devletin görevidir. 25 senede yol yaptınız, tünel yaptınız. İnkâr eden yok, Allah da razı olsun. Güzel de yaptınız diyelim. Şimdi söyleyin bana, yol yaptınız da o yoldan şehir dışına, yurt dışına giden Karadenizlinin ürettiği mallar mıdır, yoksa Karadeniz'in evlatları mıdır

-İktidarın övündüğü yollar göç otobanı hâline gelmiştir. Fabrikalara değil, gurbete açılmıştır. Doğu Karadeniz göç vermeye devam etmektedir. Köylerimizin nüfusları azalıyor. Bir yanda şehir kıyıya sıkışıyor, ilçeler boşalıyor; bir diğer yanda da bir ciddi nüfus eksilmesiyle, kaybıyla karşı karşıya kalıyoruz. Özellikle bu kayıp genç nüfusta kendini gösteriyor.

-Bir ilçede genç nüfus kalmazsa, yarın orada kim üretim yapacak Kim dükkân açacak Kim girişimcilik yapacak Toprağı kim işleyecek Evde yaşlısı kaldığında o insanı doktora, hastaneye kim ulaştıracak

-İşte biz tarımda, sanayide, ticarette 'bereket ekonomisi' derken bunu söylüyoruz. Fındığı yetiştiren kazansın istiyoruz. O kazanç çarşıya girsin istiyoruz. arşı döndükçe esnaf işini büyütsün istiyoruz. Bu şehrin okuttuğu genç burada iş bulsun istiyoruz. Sermayeyi üretime, bilgiyi teknolojiye, emeği refaha bağlamak dediğimiz şey budur. Trabzon'un imkânı da var, bunu yapacak gücü de insanı da var Allah'ın izniyle. İşte bu ülkenin kurtuluşu, kalkınması, insanının huzur ve refah içerisinde yaşamasını temin etmenin yolu özü sözü bir, niyeti halis, dirayetli kadroların iş başına gelebilmesiyle mümkündür.

-Karadeniz Bölgesi'nde kalkınma filan yoktur. Karadeniz Bölgesi kalkınma tuzağına mahkûm edilmiştir. Belli bir seviyede tutuluyor, hatta sürekli aşağıya doğru iniyor. Zonguldak'tan başlayarak Artvin'e kadar neler olup bitiyor, ülkelerin gelir ve gelişmişlik düzeyleri nedir, bir araştırın.

Müsavat Dervişoğlu'nun bu tespitleri çok doğru. Ben de yakından tanık oluyorum; gerçekten de Karadeniz köylerinde artık sadece yaşlılar yaşıyor... Dolayısıyla hayvancılık yapacak, üretim yapacak, girişimde bulunacak genç yok. Trabzon'daki görünür yatırım, gurbette para kazananların, "pandemi"den de etkilenerek dağ köylerine ev yaptırması... Bu evler de yılın büyük kısmı boş duruyor.

Dervişoğlu, fon soygunu için de "Cumhuriyet tarihinin, kamu gözetiminde yapılan en büyük soygunudur diyoruz. İşin magazin yanıyla uğraşmayın. Bu suç tek başına işlenmez. Bu büyük bir suçtur. Bunun bürokratik ayağına, siyasi ayağına, bütün bağlantılarına bakın diyoruz." dedi.

Erdoğan'ın "Hiç ummadığımız insanlar bu işlerin içine girmişler" sözlerini hatırlatan Dervişoğlu, "Hiç ummadığınız insanlar öyle mi Hiç ummadığınız genel başkan yardımcılarınız, atadığınız bürokratlar... Madem ki hiç ummadığınız insanlar bu işe bulaşmış, işi millete niye bırakıyorsunuz Açıklayın o haramzadelerin kimler olduklarını. Neden saklıyorsunuz"