Cumhur İttifakı'nın GİZLİ GÜNDEMİ

"19 yeni il ve 78 yeni ilçe kurulsun" önerisinde bulunan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, il olmasını önerdikleri ilçeleri de açıkladı.

MHP lideri Bahçeli "100 il 1000 ilçe vizyonumuz; Türkiye'nin ikinci yüzyılına girerken devlet yönetiminin rasyonelleştirilmesini, yerel yönetimlerin etkinliğinin artırılmasını ve kamu hizmetlerinin vatandaşın ayağına daha hızlı ulaştırılmasını hedefleyen kapsamlı bir idareyi geliştirme sürecinin parçası olarak değerlendirilebilecektir." dedi.

***

Bahçeli'nin bu sözleri, 12 Şubat 2017 tarihinde Konya'da yaptığı konuşmayı hatırlattı.

Bahçeli o konuşmasında, "Bu kadar sorun içinde devlet güçlü olmadığı, seri kararlar alamadığı müddetçe Türkiye'nin 1923 ruhuyla devamı bu şartlar altında mümkün değildir. Türkiye Varlık Fonu'na bazı kurum ve kuruluşların devri de önemli hal almıştır." demişti.

Bu konuşma, 16 Nisan 2017'de yapılacak olan "Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi" için halk oylaması sürecinde, MHP'nin "Evet" kampanyasını desteklediği dönemde yapılmıştı.

Sonuçlarını hep birlikte görüyoruz.

***

Getirilen sistem, tek adam sistemine dönüştü ve devlet çarkları işlemez hale geldi. Öyle ki, halkın 23 milyar Dolar parasını çalınırken denetleme makamında bulunanlar seyirci kaldı. Bu büyük vurgun yüzünden zaten 10 yıldır krizde olan ülke ekonomisi her alanda alarm vermeye başladı.

Biz ilk konuşmanın yapıldığı tarihte, "Bahçeli, bütün yetkilerin Cumhurbaşkanına verilmesini '1923 ruhuyla devam edebilmenin şartı' olarak gösteriyor ama bu ifadeyle rejimin tehlikede olduğunu itiraf etmiş oluyor.

Sorun şu ki, Cumhuriyet tehlikedeyse, bu tehdide karşı çözüm, herkesin elini taşın altına sokması ile sağlanacak yerde, neden cumhurbaşkanına yürütme ile birlikte yasa çıkarma ve yargıyı düzenleme yetkisi vermekte aranıyor

Anlaşılıyor ki başka bir 'gizli gündem' var! Tayyip Erdoğan ve Devlet Bahçeli'nin de bildiği bu sır, milletle paylaşılmıyor! Gösterilen sebepler geçerli değil.

Emanuel Kant'ın ifadesiyle 'Amaçları açıklıkla bağdaşmayan eylemler hukuk dışıdır!' " demiştik.

***

Aradan geçen yıllar Cumhur İttifakı'nı, "Türk-Arap-Kürt ittifakı"nda birleştirdi. Azerbaycan ile ilişkiler zedelendi. Bu arada bir ABD/İsrail projesi olan Sünni İttifak çerçevesinde Mekke Anlaşması imzalandı. Türkiye, İran ve Husilere karşı Suudi Arabistan ve Pakistan ile birlikte ABD ve İsrail'in yanında mevzilenmiş oldu. Zaten daha önce de Suriye'de ABD projesini uygulayan Cumhur İttifakı, bu ülkeyi CIA-MOSSAD yetiştirmesi Colani'ye teslim etti. PKK da Suriye'de yönetime otak edildi. Aynı modelin Türkiye'de uygulanmasına ise "çözüm süreci" diyorlar. Oysa Mehmet Uçum, bu sürecin "geçiş süreci" olduğunu söylüyor.