Ahdalanmış milliyetçiler ve Muhtar Şahanov

Muhtar Şahanov'un uyarısı: Para hırsı dinleri satabiliyor, Türkler kültürlerinden uzaklaşıyorsa bu geri dönüşü mümkün kılacak kadar vahim mi?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Köşeyi yazan, Kazak düşünür Muhtar Şahanov'un serbest pazar ekonomisinin insanlığı yok ettiği, dinlerin siyasete hizmet ettiği ve Türk halklarının kimlik kaybı yaşadığı yönündeki görüşlerini aktarıyor. Şahanov'un argümanı, ruhen güçlenme olmadan gerçek demokrasinin ve ahlaki yapının kurulamayacağı varsayımına dayanıyor. Ancak yazarın seçip aktardığı bu söylemlerde, bugünün çok katmanlı sorunlarını dine ve kültüre indirgemek ne kadar çözüm sağlayabilir?

Dünyaca ünlü Kazak şair ve düşünür Muhtar Şahanov, hayatını kaybetti. Şahanov'un Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı tarafından Türkiye Türkçesiyle yayınlanan "Uygarlığın Yanılgısı" eserinden çok etkilenmiş ve kitabın özetini çıkarıp paylaşmıştım...

Turan Yazgan Hoca ile birlikte, Kazakistan'ın Bişkek Büyükelçisi olan

Şahanov'u Bişkek'te ziyaret etmiştik. Bana hediye ettiği Kazak şapkasını hâlâ saklarım.

Şahanov'un, İstanbul'a gelişlerinden birinde, 2003 yılında yine Prof. Dr. Turan Yazgan aramış ve bizi bir yemekte buluşturmuştu. Kendisiyle saatler süren sohbetimizi, Yeniçağ'da yayınlamıştım. Şahanov'un sözlerini, Türkiye Türkçesi'ne Azerbaycan Türklerinden Yönetmen Tevfik İsmayil Bey çevirmişti.

***

Şahanov, özetle şöyle demişti:

*Bugün, karşılaştığı felaketler karşısında, üç temel dine karşı soğuk durmasını göz önüne alırsak, insanlığın bunalımdan çıkması nasıl mümkün olabilir Bugünkü uluslararası serbest pazar dedikleri sistemi kuran insanlar, öyle değişimlere sebep olmuşlar ki, insanlık adına olumlu hangi değer varsa hepsini mahvetmişler... Her şeyi düşünmüşler ama dini unutmuşlar. Onlar insan ruhunun, insan gözünün ihtiyaçlarına göre değil, devletin zenginliğini sağlayacak ihtiyaçlara göre modeller geliştirmişler ve dinin bütün insanlığın mutluluğunu esas alan ruhunu bir tarafa bırakmışlar.

*Ben yakınlarda George Soros ile görüştüm. Biliyorsunuz dünyanın en zengin adamlarından biri. Kendisine, "Bugünkü servetini 100'e katlasan, 1000'e katlasan ne olur, insanlığın ortak kültürü mahvedildikten sonra... İnsanoğlu, günde en fazla bir kilo et yiyebilir bir kilo da votka içebilir. Ama varlığı seven adam, tiranların zamanında durması gerektiği gibi zamanında durmayı bilmelidir... Durmazlarsa, büyük yıkımlara yol açarlar..." dedim...

*Zamanında durmazlarsa ne olur Devlet sahibi olmak, yani zengin olmak deniz suyuna benzer. Denizin ortasında kalmış da susuzluktan kıvranırken ne kadar canın su istese o kadar deniz suyu içersin. İçtikçe içersin ve sonunda ölürsün. Bugünkü serbest pazar ekonomisi, işte buna yol açıyor; insanlığı öldürüyor...

*Niçin istiyorsun bu kadar para toplamayı Şimdi ben "Atlantis'i mahveden elma" adında yeni bir kitap yazdım. Bu kitapta Atlantis'i de dinin yüce değerlerini mahveden bu para hırsının yok ettiğini anlatıyorum. Eski Yunan'dan gelen Roma'nın geliştirdiği demokrasinin eleştirisini yapıp kendi düşünceme göre demokrasiyi inceliyorum... Eski Yunan ve Roma'dan sonra demokrasiyle ilgili birçok konseptler gelişti, ancak görüyorum ki bu gidişle gerçek demokrasi dünyada hiçbir zaman gerçekleşmeyecek. ünkü insan demokratlaşmadan önce ruhen çok yükseklere çıkmalıdır, cemiyet de bununla birlikte çok yükseklere çıkmalıdır. Onun için biz gerçek demokrasiyi düşünmeliyiz. Demokrasi, bugün, çalma çırpma ve hırsızlık rejimi oldu.