Süper Kupa finali oynandı; fırtına ve yağmur altındaki maçı daha istekli Fenerbahçe kazandı. Kupa törenine TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu katılmadı. Kimileri, "İki takım taraftarı da protesto edecekti o yüzden gelmedi" dese de önceden verilmiş bir sözü vardı TFF Başkanı'nın, o yüzden yoktu. Elbette, TFF aşiret/kabile tarzında temel sosyal organizasyonlar bağlamında yönetildiği için o olmayınca disiplin de sağlanamıyor; ödül törenine katılıp-katılmama kavgası yaşanıyor; atanmış ve seçilmiş yöneticiler arasında. Olayı görenler, "Mecnun Başkan olmasa, birbirlerine yumruk atacaklardı" dedi. Öncelikle Türkiye şunu öğrenemedi gitti. Atanmış -pozisyonu ne olursa olsun- seçilmişin önünde değildir. Hacıosmanoğlu da kendisine kıl payı seçim kazandıran ekibine sahip çıkmalı. Seçilmiş olanlar da protokol adabı nedir bilmeli; öyle her isteyen her yere giremez. Final alanı da dingonun ahırı değil! Futboldaki bahis soruşturmasında sürekli yeni sayfa açılıyor. Geçen hafta Temsilciler Kurulu üyeleri PFDK'ye sevk edildi. Kurunun yanında yaş da yanar örneği isimler var. Mesela eski Dışişleri Bakanı Mevlüt avuşoğlu'nun bürokrat kardeşi Hayrettin avuşoğlu. 30 yıllık bürokrat, Alanyalı bir futbol paydaşı, "Hayrettin Ağabeyin bahisle işi olmaz" dedi. Zaten sevkindeki tedbir olayı bazı şeylerin net olmadığını gösteriyor. Tıpkı Ersin Destanoğlu ve Necip Uysal'da olduğu gibi avuşoğlu meselesinde de gemisi karaya oturabilir Hacıosmanoğlu yönetiminin. Keza eski Spor Bakanı Murat Başesgioğlu'nun kardeşi Hakan Başesgioğlu'nun da adı geçiyor. TFF, bu bahis araştırma işini doğru dürüst yapmıyor; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı gibi değiller! Ülkeye hizmeti geçen isimler hakkında soruşturma yaparken daha hassas ve

19