TFF'nin ağırlığı

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı'nın o yıllardaki bölüm başkanı Prof. Dr. Abdullah Uçman, öğrencilerine "Güzel konuşmak, güzel yazmak zorundasınız yarın öbür gün oturduğunuz makamların altında kalmak istemiyorsanız. Aldım elime kalemi, yazdım aklıma geleni ile olmaz" demişti. Ön adında TÜRKİYE bulunan TFF'nin başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, keşke Abdullah Hoca'yı bulsa da ders alsa.

ünkü, Avustralya ve Paraguay maçları sonrası Hacıosmanoğlu'nun sözleri ne TFF Başkanlığı ile örtüşüyor, ne spor insanlığı ile. Belki, tavla okey turlarının döndüğü kahvelerde rastlarsınız bu tür ifadelere; bir de Türkiye'ye gerçekten kötü örnek olan Kurtlar Vadisi dizisindeki sekanslarda.

"Kalbindekini diline yansıtamayanlar, ancak sinsice konuşmaların arasına cümleler sokabilir. Kalbiyle söylemesi gerekeni cesaret edip diliyle söyleyemeyerek ancak eliyle cevap verir" diyor Hacıosmanoğlu... Aklınca, Milli Takım'ı futbol üzerinden eleştirip doğru yolu gösteren Fatih Terim'e gönderme yapıyor. Ve işin üzücü tarafı kimse de Hacıosmanoğlu'na "Dur" demiyor. Kimse, "İbrahim Bey, seçilmiş olman, makamı zedeleyecek laf etmene gerekçe değil" demiyor. Ki Spor Bakanı Osman Aşkın Bak'ın "denetim" yetkisiyle devreye girip, "Sakin ol" demesini bekliyor ülkede sporun devlet aklına güvenenler.

Sadece milli takımlar üzerine de açıklamalar yapmadı Hacıosmanoğlu. Millileri eleştirenleri savcılığa şikâyet etti. Sonra da konuyu yasa dışı bahis soruşturmasına getirdi. Şimdilerin Adalet Bakanı Akın Gürlek'e İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı dönemindeki çalışmaları nedeniyle övgüler düzerken, "beraber çalıştığım"