anakkale Kara Savaşları, yurtseverlik, bağımsızlık ve Atatürk'ün askeri dehasının simgesidir. anakkale savunmasının her günü, her dakikası çok değerlidir ancak 10 Ağustos 1915 sabahı Türk ulusunun kararan yazgısını değiştiren zaman dilimidir!
Niçin mi
25 Nisan'da başlayan İngiliz-Anzak saldırısını büyük bir karar ve tavırla durduran Mustafa Kemal ve silah arkadaşları yorucu bir yaz ayı yaşamaktadır. Denizden destek alan işgalciler, İstanbul yolunu açmak için 6 Ağustos'ta tüm güçleriyle Suvla sahilinden akına kalkar. Tehlikenin farkına varan Mustafa Kemal, Anafartalar grup komutanı göreviyle bölgeye geçer, 9 Ağustos 1915'teki I. Anafartalar Zaferi'yle kuşatmayı Kireçtepe'de kırar ve anakkale destanının en önemli adımı atılır. 10 Ağustos'taki Conkbayırı süngü hücumu ise Türkün onurlu başkaldırışının, 7 yıl sonraki Büyük Taaruz'un işaret fişeğidir. O iki günün her dakikası bu ülkenin teslim olmayacağının tarih sayfasına yazıldığı anlardır. 9 ile 10 Ağustos arasındaki o saatler Atatürk, cephededir, siperleri gezer, 8. Tümen askeriyle sohbet eder. Gece yarısı komutanlarını toplar ve gün ışımadan düşmanı hazırlıksız yakalayacak saldırı planını anlatır. oğu tarih kitabı, "Yarınlarını düşünmeyenlerin son saatleriydi" yazar o gece için. Topçu ateşi desteğinin olmayacağı, hücum borusunun çalmayacağı, süngü akınıyla vatan toprağının geri alınacağı bir savaştır bu. Saat 04.30'da Mustafa Kemal hücum hattının önüne ilerler, kırbacını hızla indirerek saldırı emrini verir. Mehmetçik süngüyle koşar düşman üstüne, Atatürk öndedir. Uyarılara karşın cephe gerisinde kalmaz. Kaybedilen topraklar metre metre geri alınır. Bigalısı, Egelisi, erkesi, Arnavutu, Konyalısı, Bitlislisi, Trabluslusu, Galatasaray Liselisi, İstanbul Erkek Liselisi siperlerde göğüs göğüse çarpışıp tarih yazar.
İngilizler, neden sonra toparlanıp karadan ve denizden daha 1-2 saat öncesine kadar kendilerine ait siperleri bombalatırlar ama iş işten geçmiştir. İşte tam da o sırada bir bomba düşer Mustafa Kemal'in bulunduğu sipere, seken misket şarapnel bir ulusun tarihini yazmaya hazırlanan genç komutanın göğsüne isabet eder. Buz keser ağustos sıcağında anakkale. Elini göğsüne götürür, olayın farkına varan Yarbay Servet Bey'e "Sus" işareti yapar. Yarasına bakarken öğrencilik yıllarından beri yanından ayırmadığı cep saatinin parçalandığını ama misket mermiyi durdurduğunu görür. Fazlı Balkan'la Afet İnan'ın anlatılarına göre Ali Rıza Bey'in yadigârı, Zübeyde Hanım'ın armağanı cep saati sadece bir kahramanı değil, Türk ulusunu hayatta tutmuştur. Araştırmacılar, bu olayın süngü hücumunun 4-5 saat sonrasında yani sabah 10 civarlarında gerçekleştiğini söyler. O yüzden 10 Ağustos 10.00 sularını, baba emaneti, anne hediyesi Omega marka saati lütfen unutmayalım, unutulmasına da izin vermeyelim! (Bkz: anakkale Savaşları Ansiklopedisi.)
1984'Ü OKUMAMIŞLAR!George Orwell'ın distopik romanı 1984, Türkiye'de ilgi gören eserlerden. oğumuzun kütüphanesinde durur. Tiyatroya da uyarlanmış, hatta Rutkay Aziz'le özdeşleşmiştir. 1984'te totaliter devlet aygıtı ve bu aygıtın topluma etkileri konu edilir. Devlet, "Büyük Birader" (Big Brother) halkın her anını telesranlarla (iki yönlü ekranlar) izler.

36