Saldırının düşündürdükleri!

İstanbul'daki terör saldırısından tutun enflasyona, faizlere ve ABD-İran krizine: Yazarın sorguladığı gerçek soru, devletler neden vatandaşlarını koruyup moral vermek yerine günü kurtarmaya çalışıyor?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazarın temel iddiası, Türkiye'nin İstanbul'daki terör saldırısı gibi ciddi güvenlik sorunlarından ekonomik krizlere kadar birçok alanda sistemik eksikliklere sahip olduğudur. Bunu öne sürmesinin nedeni, İspanya'nın savaş döneminde aldığı kapsayıcı önlemlerin aksine Türkiye'nin yalnızca kısa vadeli çözümlerle yetinmesidir. Yazının kalbindeki kilit argüman ise sosyal devletin olması gereken rolünü oynayamayan bir sistemde, vatandaşlar kaygı ve iflas riskiyle karşı karşıya kalmaktadır. Peki, gerçekten tercih meselesi midir, yoksa yapısal kısıtlılıklar mı var?

Soru işaretleriyle dolu bir terör eylemi yaşandı İstanbul'da. Hedef İsrail Konsolosluğu'nun bulunduğu iş merkeziydi. Türkiye Cumhuriyeti kimliğine sahip üç terörist, diplomatların 2.5 yıl önce terk ettiği binaya uzun namlulu silahlarla girmeye çalıştı. Polis, canı pahasına zamanında karşılık vermese bugün belki de onlarca masum insanın yasını tutacaktık. ünkü orası bilinen bir bankanın da göbeği!

Saldırının ayrıntısına gelirsek birçok karanlık nokta var! Teröristler için ilk açıklama, "dini istismar eden bir grup" olarak yapıldı, sonradan IŞİD bağlantısı ortaya çıktı. Bir saldırganın uyuşturucu kaydının olması dini istismar eden kişilerle suçluları aynı potada buluşturdu. Buradaki en önemli soru işareti, ikisi kardeş üç teröristin kısa bir süre önce Yalova'da üç polisi şehit eden grupla bağlantısının olup olmadığı! Saldırıda kullanılan yarı otomatik silahların, IŞİD'in tedarikçiliğini yapan Sakarya bölgesindeki kaçak silah atölyelerinde üretilip üretilmediği konusu da karanlık. Teröristlerin kullandığı aracın İzmit'ten kiralanmış olması, Sakarya bağlantısıyla beraber Türkiye'deki Afgan kökenli IŞİD oluşumunu işaret ediyor.

Bu saldırı öncelikle toplumda kaygı yaratmaya yönelik dijital bir eylem ve daha kapsamlı bir eylemin de işaretçisi. ünkü birileri özellikle de Ortadoğu'daki Mossad bağlantılı güçler (!) Türkiye'yi hedef almış olabilir. O yüzden, Netanyahu'ya kızıp eline silah alan birilerinin eylemi diye değerlendirilmemeli bu iş. Polis ve MİT, her ayrıntıyı araştırmalı, siyasileri de iyi korumalı!

SOSYAL DEVLET MİYİZ

Motorin, benzin derken geçen hafta doğalgaz ve elektriğe zam geldi. Yüzde 25 artış yapıldı. Fırsatçı dağıtım şirketleri de kar oranlarını güncelleyince fatura 85 milyona çıktı.

Gerekçe, savaş nedeniyle varil petrol maliyetinin artması. Ülkeyi yönetenler kapsamlı önlem yerine ÖTV'deki indirimlerle günü kurtarmaya çalışıyor ve radikal önlemlere yanaşmıyor! İktidar kanadında kimsenin aklına tüm ülkeye rahat soluk aldıracak destek paketi gelmiyor mesela. Oysa Amerika'yı yeniden keşfetmeye gerek yok. İspanya'yı örnek alsa Ankara, savaş sürecinin ülke insanı ve piyasalarda açtığı zararı minimize edilebilir. Ne mi yaptı İspanya Hemen 5 milyar Avroluk (256 milyar TL) önlem paketi açıklayıp yarattığı algı ile yurttaşlarına moral verdi. İnsanlar alışveriş zincirinden kopmadı, işletmeci iflas endişesi yaşamadı. İkinci adımda elektrikteki vergileri düşürdüler, ülke genelinde borcunu ödemeyen abonelerin doğalgazının kesilmesini yasakladılar. Sanayiciye de yüzde 80 elektrik desteği verildi, üretim çarkları durmasın diye. Pedro Sanchez, sosyal devletin gerektiğinde bireylere nasıl sahip çıktığını gösterdi! Darısı bizim başımıza!

FAİZ SARMALI!

Ülke, enflasyon fırtınasının içinde ve para yönetiminin sarılacağı can simidi faiz artırımı. Kulislere göre 300 baz puan yükseliş var. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve bankacısı Fatih Karahan reel sektördeki konkordato riskini görmüyor olsa gerek bu kararı alırken! Oysa inşaat ve tekstil sektörü yüksek faiz nedeniyle beyaz bayrak açmak üzere! are var mı Var! Örneğin yüzde 17.5'lik stopajın bir bölümünden vazgeçilebilirler. 5 puanlık bir indirim piyasaya soluk aldırır! Ama birilerinin işine gelir mi onu kestirmek güç!