Sabahın körü demedik. Kimimiz evde, kimimiz halk meydanlarında, kimimiz millet bahçelerindeydik.
Rakip de toplam değeri 90-100 milyon Euro olan Avustralya'ydı. Bizim sadece Arda 90 milyon Euro ediyor dünya piyasasında.
Ama ruh yoktu bugün.
Önce Montella kafaca hazır değildi. Dersine çalışmamış. Uzun ve kalıplı rakibe karşı Hakan, Arda, Kerem ile çıktı. Sağ önde kim vardı belli değildi, solda Barış'ı iyi kapattılar.
Vincenzo Montella planların işlemediğini de göremedi. Eğer hazırlanmış bir oyun kurgusu vardıysa da uygulanamadı.
Hakan alhanoğlu, Arda Güler ve Orkun Kökçü üçlüsü oyunu yönlendirmekte zorlandı. Ne rakip savunmayı yeterince eksiltebildiler ne de hücumda beklenen üretkenliği sağlayabildiler.
Kerem Aktürkoğlu mücadele gücü açısından etkili bir görüntü veremedi. Kaçırdığı pozisyonun gol olması gerekiyordu. Alternatifi Deniz Gül ise Kerem'i zorlamalı.
Duran toplarda Arda ve Hakan'ın vuruşları ile yine aynı ikilinin ara pasları zaman zaman tehlike yarattı. Ancak bunlar sonuç üretmeye yetmedi. Türkiye'nin hücumdaki yaratıcılığı ve üretkenliği daha yüksek seviyede olmalı.
Savunmanın merkezinde ise önemli bir sorun göze çarptı. Stoperler geçiş oyunlarında ağır kaldı ve rakibin hızına karşı zaman zaman zorlandı.
Hücum kanatlarında ise en verimli görüntü, Kenan Yıldız'ın solda, Yunus Akgün'ün sağda görev aldığı bölümlerde ortaya çıktı. Bu yerleşim hem genişlik sağladı hem de hücum akışını daha doğal hale getirdi.

20