Polislik zor meslek. Görev saati ve tanımı dışında da güvenliği sağlamak gibi bir sorumluluk üstlenirler mezuniyet töreninde silah-bayrak üzerine yemin ederlerken. Mesai tanımazlar; uzun çalışma saatleri, Avrupa ortalamalarının çok altında kalan maaşlar, ast-üst ilişkisinin yarattığı stres ve polis kolejleriyle akademilerinin kapatılmasıyla bozulan terfi sistemi de mesleğin satır arasında kalan sorunları. Polis intiharları ise gündem oluşturmaz hale gelmişti son 5 yılda! Ki geçen yıl resmi olmayan kaynaklara göre 77 polis yaşamına son verdi.
Güncel zamana dönersek polisin sokakta öldürüldüğüne, dövüldüğüne tanıklık ediyor Türkiye!
44 yaşında 2 çocuk babası Melih Okan Keskin, linç edildi. Yanlış okumadınız, devletin polisi, aracını götürdüğü TÜVTÜRK muayene istasyonunda 30 saldırganca öldürüldü!
Kendisini koru(ya)madı! Beylik silahını çekip havaya uyarı ateşi açsa yaşıyor olabilirdi! Elbette polisin keyfi olarak silah kullanabileceği anlamı çıkmasın bu önermeden ancak devletin güvenlik gücü yetkisi olduğu halde -zorunlu durumlarda - silah kullanmaktan çekiniyor. Oysa Polis Görev ve Yetkileri Yasası, hangi durumlarda silah kullanılabileceğini belirlemiş, "orantılılık, zorunluluk ve kademelilik" başlığı altında. Yasanın en başında "meşru" savunma maddesi var. Polis, yumruklu saldırıya uğrarsa ne yapılması gerektiği çerçevelendirilmiş, "bir grup(saldırgan), polis memuruna yumruk, tekme atarsa, linç girişiminde bulunursa, sayıca üstünlük varsa, beden gücü yetersiz kalıyorsa, linç olasılığı oluşmuşsa" diye.
Ama silahını çek(e)medi Keskin! Peki niye Öncelikle, mesleki eğitim sorunu var. Polislik, salt yüksekokuldaki iki yıllık eğitimlerle öğrenilecek meslek değil. 2015 sonrası değişen yönetmelik işleyişi baltaladı!
Polis kolej ve akademilerinin kapatılıp PMYO (polis meslek yüksekokulu) ve POMEM'lerin açılması (polis meslek eğitim merkezi) meslekte nicelik değil ama nitelik kaybına neden oldu. Eskiden 13-14 yaşlarında çocuklar LYS benzeri bir sınava girer, atletik ve sözlü sınav sonrası polis kolejine kabul edilir, resmi üniformayla üç dört yıl okuduktan sonra, yine bir üst sınavla Polis Akademisi'ne geçer, orada da dört yıllık ağır bir üniversite eğitimi sonrası komiser yardımcısı olarak atamaları yapılırdı. O polis diplomasi de bilirdi, temel hukuk da psikoloji de OHAL yönetimi de! Arada da polis okullarında büro memuru yetiştirilirdi polis kökenli akademisyenlerce, özel harekât için de ayrı eğitim verilirdi. Şimdi atanamayan, öğretmenler ikişer yıllık eğitimlerle sahaya sürülüyor. Geçenlerde Zafer Partisi lideri Ümit Özdağ, "Polisler, mesleği bilmiyor, iki yılda mesleğin melekelerini kazanamazsınız" demişti, eski bir Polis Akademisi öğretim üyesi olarak. Haklı!
Linç edilen Melih Okan Keskin'e dönersek büyük olasılıkla açığa alınmamak için elini beline götürmedi. Belki silah bile taşımıyordu. Benzer bir olay Küçükçekmece Polis Lojmanları önünde de yinelendi. Genç polis ve eşi sokak çetelerince darp edildi, şanslıydılar, saldırıyı sıyrıklarla atlattılar. Polis, benzer olaylarda silahına başvur(a)mıyor çünkü pek çok meslektaşı, havaya ateş açtığı için açığa alınmış, özlük hakkı ve terfi kaybı yaşamış!

17