Mevzu bahis!

Geçen haftanın gündemi, TFF'ye bağlı profesyonel liglerde görev yapan 19 kulüp yöneticisinin yasa dışı bahis soruşturması kapsamında gözaltına alınmasıydı. Öncelikle şunu söyleyelim ki Türkiye'de kim olursa olsun şu yasa dışı bahis işinden uzak durmalı. ünkü suç. ünkü 2 kuruş fazla bahis oranı için kara para aklama çarkına giriyorsunuz. Hadi eğitim almamış kesim kanıyor, peki ya okumuş kesim O yüzden yasa dışı bahis oynayan suçu kabul etmiştir; kendi düşen ağlamaz.

Bu bahis mevzusunun bir ayağı ise yasal oyun. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları serbestçe oynar, büyük paralar kazanıldığında da verginizi öder, keyfinize bakarsınız. Elbette, Haluk Levent gibi, 1 TL'ye 1.13 kuruş veren Bayern Münih-Hertha Berlin maçına 5-10 milyon yatırmıyorsanız. ünkü düşük orana büyük para basıyorsanız, o paranın ucu kara dehlizlere gider, MASAK da peşinize düşer.

Gelelim yasal bahisin kısıt grubuna; nasıl büyük şirketlerin finansçıları kendi şirket kağıtları üzerine borsa yatırımı yapamazsa, futbol piyasasının yöneticisi, hakemi, antrenörü, futbolcusu iseniz yasal da olsa bahis oy-na-ya-maz-sınız.

Kendimden örnek vereyim, inandığım bir başkan adayı TFF'nin başına geçse, beni de örneğin Temsilciler Kurulu üyeliğine davet etse, yapacağım ilk iş notere gidip, "Futbol yönetimine katılmadan önce Spor Toto Teşkilat Başkanlığı çatısı altındaki yasal bahislerde adıma kayıtlı hesaplardan cüzi miktarda bahis yaptım. Futbol yönetimine adım atacağım tarihten itibaren hesaplarımı askıya alıyorum" diye bir zabıt tutturup TFF Genel Sekreterliği'ne yollardım. Şu an yüzlerce kişi eski bahisleri nedeniyle takip altında.