İsrail krizi ve fazlası

İsrail'in 18 Ağustos'ta Suriye'deki Ebu Zuhur üssünü vurması, sıradan bir gelişme değil, bir şeylerin işaret fişeği. ünkü Türkiye'nin Esad sonrası bölgede güçlenmesi sadece onları değil Rusya başta olmak üzere çoğu kesimi rahatsız ediyor uzun zamandır.

Ve fakat bu saldırı sadece Suriye topraklarındaki bir operasyondan öte Tel Aviv yönetiminin güç gösterisi girişimi. Türkiye'nin özellikle İHA-SİHA ve radar varlığından rahatsızlar ve bu saldırının en temel gerekçesi de bu. Biliyorlar ki Türkiye Suriye'ye yerleşirse kök salar ve çıkmaz.

18 Ağustos'un karanlıkta kalan ayrıntılarına gelirsek savlara göre İsrail uçakları, Türk sınırına 70 km mesafedeki üssü hedef aldıktan sonra Afrin ve İdlib'e yönlenip Reyhanlı ve Kilis yakınlarında alçaktan uçuş yapacak bir tür güç gösterisinde bulunup ardından Kıbrıs üzerinde benzeri bir şova kalkışacaktı. Türkiye hareketliliği radar ekranlarında fark edince savunma sistemi devreye girdi, 20 uçak havalanmak üzere piste geldi ancak İsrail uçakları Ben Gurion'a geri dönünce kriz atlatıldı. Yeni nesil F-35'lerin de olduğu saldırı filosu İsrail'e dönmese ne olurdu atışma yaşanır mıydı bilinmiyor. ABD'den bir uyarı geldi mi bu operasyon öncesi orası da karanlık. Askeri kaynaklar ne doğruluyor ne yalanlıyor bu savları.

Doğru olabilir mi Evet!

Gelelim konunun Kıbrıs ayağına; "Vaat edilmiş toprakların Kıbrıs'ı da kapsadığı (Arz-ı Mevud)" safsatası bir yana Netanyahu yönetiminin gözü Doğu Akdeniz'de uzun zamandır. Atina ve Larnaka işbirliği ile "Helen gaz sahası" projesi var Siyonist üst aklın bölge stratejisinde. İngiliz ve Fransızlar da destek veriyor elbette. Güçsüzleşecek bir Türkiye'nin Akdeniz gazının peşine düşemeyeceği ve büyük değere sahip tüm rezervin İsrail-GKRY-Yunanistan denetimine geçeceği Fransız İngiliz petrol şirketlerinin rol alacağı beklentisi sıradan bir komplo teorisi değil, belki de emperyalizmin Büyük Akdeniz Projesi. Aslında konu gaz rezerviyle de sınırlı değil. Akdeniz'deki tüm fosil yakıt ticaretinin tekelleşmesi söz konusu. Rafa kalkan EastMed (Doğu Akdeniz) Boru Hattı Projesi'ni canlandırmak da bu oyunun bir perdesi.

İsrail aslında Türkiye'nin mavi vatanına göz dikiyor, dikkatli olmak gerek. Ayrıca Suriye ile MEB (münhasır ekonomik bölge) anlaşması ivedilikle devreye sokulsa Akdeniz'de sesimiz daha gür çıkar.

Konu, "İsrail seçimleri öncesi Netanyahu kamuoyu desteği için Türkiye'yi hedef aldı" diye geçiştirilmemeli.

Ayrıca! İsrailli yatırımcılar uzun süredir Kıbrıs'ta mülk ediniyor; kendilerine yurt satın alıyor aslında. Hem Güney'de hem de Kuzey'deki KKTC'de. Özellikle Gazimağusa, Lefkoşa, Güzelyurt, İskele ve Bafra'da dönümlerce arazi artık onların. Keza Güney Kıbrıs'ta da yatırımları var. Tek farkla; orada işletme kuruyorlar, para kazanıp para kazandırıyorlar. Yarın öbür gün İsrailliler çıkar, tapularla "Ada bizim" derse şaşırmayacağız.

Dipnot: Gazze'de taş atan halkla baş edemeyen İsrail, Türkiye ile savaşı göze alıyorsa gizli destekçileri vardır. Ancak ülkede birileri beğenmese de Türk Silahlı Kuvvetleri gerçekten caydırıcı güç. Kabul F-16'lar eskidi, Eurofighter sayısı az ama Türkiye'nin F-35'i kısa orta mesafede belirleyip karşılık vereceği Alp, Eralp, Siper ve Murad gibi ASELSAN yapımı hava savunma sistemleri var. Kimse de Türk askerini küçümsemesin, hele TC kimliği taşıyanlar. MİT de ASELSAN ve benzeri kurumları gözü gibi korumalı çünkü asıl önlem istihbarattır.