Süper Lig başladı; gördük ki kimse hazır değil. Ne federasyon ne hakemler ne futbolcular ne teknik adamlar ne de başkan ve yöneticiler. Taraftar bile hazır değil. Baksanıza Ankara'daki Gençlerbirliği-Fenerbahçe maçında üzerinde Fenerbahçe forması bulunan minik, sevimli bir çocuk neredeyse karga tulumba tribünden çıkarılıyordu, Allah'tan Ankara Yunus Polisleri'nden bir komiser yardımcısı evladı kucağına aldı, ona kendisinin polis tişörtünü giydirdi ve babasının yanına götürdü. Tahammülsüz, hoşgörüsüz -hatta ahlâksız- bir yapıya doğru koşuyoruz.
Gelelim futbolculara; Dünya Kupası'nda oynayıp temmuz ayına kadar forma giyenlere lafım yok ama kimse hazır değil. Örneğin Galatasaray-orum maçı; Sarı-Kırmızılılarda ne yaptığı bilen tek oyuncu yoktu. Okan Buruk da ne yaptığının farkında değildi. Maç sonu, "Ön bölgede oyuncum yok" dedi. Haklıdır da; senin orum'u taraftarının önünde yenmek için yeni transfere gereksinimin yok hocam. Doğru taktikle oynasan, ilk 30 dakika boyunca orum'un oyun sistemini çözüp ona göre savunmanı oturtsan 11- 10 oynadığın bölümde risk alsan zaten 3 puanı cebine koyardın. Hazırlık maçları boyunca Jakobs ve Lemina'yı stoperde oynatıp sonra lig maçına sıfır antrenmanlı Davinson'la başlamak nasıl bir taktiktir bunun yorumunu Galatasaray'ın futboldan sorumlu yöneticilerine bırakıyorum. Ki o Davinson ayağındaki topu rakibe kaptırınca golü yediler. Hücumda alternatifsiz kalmak da ayrı bir sorun elbette. Örneğin Osimhen'e top indirseler maç 5'e giderdi. Görünen o ki bu takım Osimhen'in yedeğini yaratıp 10 numaraya Mertens tipi bir oyuncu almazsa, savunmayı da güçlendirmezse Dursun Özbek'in 4 yıllık emeği silinir gider.
Hazır olmayanlardan biri de Trabzonspor. Elinde

26