G.Saray Başkanı nasıl olunur

Baba tarafı Alucra, anne tarafı Şebinkarahisarlı bir Giresunlu Dursun Özbek. Aile evinde bir göz odada doğuyor. Babası, daha iyi şartlar için İstanbul'a göç ediyor. Sonra kardeşleri ve annesiyle 7-8 yaşındaki Dursun Özbek de İstanbul'la tanışıyor. İyi yaşamak için tek çaresinin çok çalışmak olduğunun bilincinde. Başarılı bir öğrenci; önce Galatasaray Lisesi'nin orta bölümünü kazanıyor, parasız yatılı olarak. ok başarılı bir ortaokul ve lise öğrenciliği yaşıyor. Özbek'in sınıf arkadaşı, atlet Münir Yaraş'a göre "sınıfın en çalışkanı". Dereceyle İTÜ'ye giriyor. Aslında hedefi ODTÜ ama Ankara'da okuyacak parası yok. İTÜ'yü mühendis unvanıyla bitirip ticarete atılıyor. Sonrası malum: Duygun Yarsuvat döneminde yöneticilik ve bir yıl sonra kulüp başkanlığı. Ardından bir ara, sonra da 25. şampiyonluğa giden ikinci başkanlık dönemi.

Geçenlerde iftar yemeğinde aynı masadaydık Özbek'le. Kendisini tanımayanlar için kısa bir özet geçti. Israrla "Bugün Galatasaray Kulübü Başkanıysam Cumhuriyet sayesindedir" dedi. Sonrasında "Niçin Galatasaray başkanlığı" sorusuna şu yanıtı verdi: "Yetiştiğim camiaya olan borcu ödemek istedim. İlk yöneticilik dönemimde sorunun finans problemi olduğunu gördüğüm için de Galatasaray'ın sonsuza dek yaşaması adına ayakları üzerinde duran bir sistem oluşturmaya çalıştım. Şimdi ise Galatasaray'ı Avrupa'nın ilk beşine sokmak gibi bir hedefim var. Giresun'da doğan bir çocuk eğer Galatasaray Başkanı oluyorsa bunu Türkiye Cumhuriyeti'nin verdiği fırsat eşitliğine borçluyum."

Özbek, başarılarındaki en önemli noktanın da "camia tarafından sorgulanmak" olduğuna dikkat çekti: