Galatasaray'ın İspanyol Villarreal'le oynadığı ve 2-1 kaybettiği maçta tribünler dolmadı, stadın seyirci yükünü çeken üst tribünler hiç açılmadı. Bir tür kırgınlık-kızgınlık var, 4 yıl üst üste şampiyon olmuş takımın yönetimi ile taraftarı arasında. Gerekçe yapılamayan -geciken- transferler gibi duruyor. "Her yıl transfer mi yapacak bu takım" derseniz, son 10 yıldır böyle bir sarmalın içinde futbolumuz. Fenerbahçe Ake ve Greenwood, Trabzonspor Salah'ı alıyor, Beşiktaş güçleniyorken, yedek santrforunuz Icardi'yi serbest bırakıp golcü almıyor, Mertens'in ayrılışından beri 10 numara bulamıyor, orta alan rotasyonunuzu güçlendirmiyor, en önemlisi savunmaya takım içinde mevki devşirerek alternatif (Lemina, Jakobs) arıyorsanız sizi çılgınlar gibi destekleyen, alkışlayan camianızla ters düşersiniz. Hele hele liglerin başlamasına 6 gün (bugün 5 gün) kalmışken.
Dönersek Villarreal maçına, Galatasaray kaptırdığı topların faturasını çokça öder bu yıl. Orta alanda Torreira'nın olmadığı bölümde rakiplerin ellerini kollarını sallayıp 40-50 metre kat etmesi de önemli. Lesley Ugochukwu'nun kumaşı iyi ancak -alışma- daha doğrusu pozisyon belirleyememe sendromu yaşıyor. Bu bölge işlemeyince de geriden Lemina oyun kuruyor, 3 pas yapan takım 4. pası rakibe bırakıyor.
Gelelim Okan Hoca'ya... Sezon başlamadan metal yorgunluğu hissi bıraktı. Hakem Kadir Sağlam'a kendisini attırdı uzattığı protesto alkışı ile. İrfan Saraloğlu için yorum yapmıyorum, kıymeti kendinden (!) menkul biri; hocanın kırmızı çizgisi.
Yazık 4 yıllık büyük emek varken, ufak bir kıpırdanma ile üst üste 5. şampiyonluk gelebilir ancak Galatasaray değişik camiadır ve dünü pek önemsemez. Eğer işler iyi gitmezse faturayı sadece Okan Hoca'ya değil, büyük umutlarla rakipsiz seçilen yönetime keser! Yönetim demişken T

29