Türkiye, skandallarla boğuşuyor. Geçen hafta fon krizi gündeme damgasını vurdu; kayıp para 20 milyar dolara yakın. Dün de savcılık, futboldaki hakem skandalları için düğmeye bastı. Geçen ay içinde ise MİT üst düzey görevlisi Kâşif Kozinoğlu'nun ölümü üzerindeki sır perdesinin, "suikasta" doğru evrildiğini öğrenmiştik.
Bu da demek oluyor ki yüce Türk Devleti, her türlü aykırılığı aslında izliyor, düğmeye basılınca da cezasını kesiyor; kaçış yok, tamam ama zamanlama doğru mu o tartışılır!
Ülkeyi sarsan skandalların başındaki fon meselesine dönersek; yüz binlerce insan zarara uğradı. Fatura büyüyor! Öncelikle bu fon zenginlerinin foyasının ortaya çıkma süreci kuşku dolu! Niçin beklendi operasyon için Ki Maliye Bakanlığı kural dışılığın farkındaydı 1.5 yıldır. Ama kimsenin aklına gelmedi hemen harekete geçmek! Oysa basit bir sosyal medyabanka gözlemi ortaya çıkarabilirdi bu saadet zincirini. Örneğin; TERA yatırımın yönetim kurulu başkanı Emre Tezmen, Suudi Arabistan Kralı Selman'dan daha lüks bir hayat sürüyormuş. 100 milyonluk lüks otomobiller, 20 milyon dolarlık yatlar, jetler; Bodrum, eşme ve Fethiye'de ödenen milyonluk akşam yemeği faturaları. Gönül isterdi ki esnafın bir şişe suya fiş kesip kesmediğinin peşine düşen maliye müfettişleri, şu Ferrari, Rolls-Royce, yat ve jetlerle faturaları bir araştırsaymış!
Şimdi ülkeyi yönetenlere düşen görev fon işinin üzerine "amasız, fakatsız" gitmek; ucu nereye dokunursa dokunsun! Ki ön bulgulara bakılırsa siyasetin tüm kanatlarından birilerinin adı fena halde karışmış bu işlere. Kim suçlu kim suçsuz belirlemek yargının işiyse de öncelikle fonları kuranlar birinci derecede suçlu, keza fonların hangi yolla büyüdüğünü bilecek şekilde yatırım yapan büyük oyuncular da öyle. Bu fonların getirileri nasıl elde ettiklerini bildikleri halde öneren bankacılar da suçsuz değil! Peki, nasıl cezalandırılacaklar Öncelikle yüce Türk Devleti'nin elinde bu fonların kimlerce kurulduğuna ilişkin bir liste var. Yüklü para yatırıp ve zamanı gelince (!) çekenler biliniyor. Serbest fonları kimlerin manipüle ettiği, kimlerin sosyal medyadan reklam yaptığı da ortada. Ve yargı süreci başlamadan bu kişilerin mal varlıklarına el konmalı. Ayrıca paraların kimlerin hesabına aktarıldığı da bulunabilir dijital takiple. Hatta "uyanıp" fonları yüksek fiyattan bozduranlardan o tutarlar istenebilir. Büyükten küçüğe doğru kurulacak bu iade zincirine yasal faiz uygulanmalıdır ki kimse bir daha bu işlere kalkışamasın. ünkü günün sonunda bu paralar suçtan kaynaklı gelir.
Ve şu futbol-MHK operasyonu! Bu da biliniyordu. Kimse inkâr etmesin. Fenerbahçe'nin o dönemdeki başkanı Ali Koç, 18 Eylül 2025'te şu ifadeleri kullanmıştı: "Evrakta sahtecilikten tutun, sınav sonuçlarının manipüle edilmesine kadar, istenmeyen hakemlere mobing yapılması, mevcut MHK başkanının hakemleri Facetime'dan arayıp telkinde bulunmasına kadar onlarca iddia var." oğunluk, "Kimse ilgilenmez" dedi Koç'un iddiaları için ama İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı -geç de olsa- düğmeye bastı!
Sonuçta iki kişinin bildiğini, devletin öğrenmeme olasılığı yok; hele hele MİT uçan kuştan haberdarken! Sadece zamanlama önemli! Bu süreç için çok şey söylenebilir, yorumu size bırakıyorum!
ULUS DEVLET VE CUMHURİYETAntalya'nın merkez ilçesi Muratpaşa Belediyesi'nin hukukçu belediye başkanı

16