1920'ler esintisinde Japon lokantaları, akvaryumlarla kaplı restoranlar, sonsuzluk havuzlarında tadılan suşiler... Dubai çoğu son 10 yılda açılan 13 bin restoranla adından her geçen gün daha çok söz ettiriyor. İşte bu gastro şehre son ziyaretimden anekdotlar...
GASTRO ŞEHİR NASIL OLUNUR
Geçenlerde gurme bir dostumdan çok güzel bir cümle duydum: "Gastro şehirler, yemeğin çıktığı değil yendiği yerlerdir" diye. Dubai işte bunun en büyük örneklerinden. Dünyada yerel lezzetlerin çıktığı birçok şehir olmasına rağmen, bu şehirler aslında gastro şehir olamıyorlar.
Çünkü gastro şehir olmak, o şehirde ne kadar lezzetin olduğundan değil, turistin evden çıkıp uçağa binip o şehre yemek deneyimi için gidip gitmediğinden geçiyor.
İşte Dubai bunu başarmış bir şehir.
Dünyanın en ünlü restoranlarını deneyimleyerek 2-3 gün geçirmek için kitleler Dubai'ye gidiyor.
Ben de geçen hafta Dubai'deydim.
Michelin derecelendirmelerinin İstanbul'dan dahi önce başladığı şehir ünlü şeflerin çalışmak yarıştığı, restoran zincirlerinin şube açmak için sıraya girdiği bir şehir haline gelmiş. Bunun temelinde ise Dubai'de yaşayan expat denilen yabancı çalışan sayısı ve turist kitlesi geliyor. 2024'te şehre yaklaşık 19 milyon turist gelmiş. Gelelim expat sayısına...
Haberin Devamı2025 sayımlarına göre Dubai yaklaşık 4 milyon nüfusa sahip. Bu nüfusun yüzde 85'i ise yabancı çalışan. İşte bu sayılar Dubai'deki toplam 13 bin kafe ve restoranı ayakta tutuyor. Bu arada bu mekânların yüzde 80'i sadece son 10 yılda açılmış. İnanılmaz bir büyüme. Gelelim benim ziyaret ettiğim mekânlara ve önerilerime...
İSTER JAPON CAZI VEİSTER CAPRI HAVASI
Açıkçası ziyaret ettiğim mekânlardan en çok etkilendiğim yer Maison Revka isimli restoran oldu. Rus-Fransız izleri taşıyan bir menü sunan mekânın Paris'te de bir şubesi var. Yüksek tavanları, şık kumaşlarla kaplı koltukları, şamdanlar ve dantel süslemeleriyle nostaljik, bir ortam oluşturulmuş.
Menüde ise neredeyse her şey havyarlı. Patates ezmeli havyar sunumu ve keza minik pancake'ler üzerinde gelen somon, havyar ve krem peynir eşleşmesi iddialıydı. Gündüz havuz kenarı beach club ortamı da sunan mekân tek kelimeyle özenilmiş.
Haberin DevamıFavorilerim arasına giren ikinci mekân ise L'olivo oldu. Yıllar önce Capri'de ziyaret ettiğim restoranın bu şubesi Burj Al Arab otelinin giriş katında.
Mekânda tropikal balıkları seyrederek İtalyan mutfağının modern seçkilerinin sunulduğu romantik bir akşam yemeği yiyebilirsiniz. Restoranda en etkilendiğim alan ise akvaryumla kaplı bir tünelden geçerek girdiğiniz, mercan kırmızısı dev bir masanın, sırtı istridye tasarımında olan sandalyelerin olduğu özel yemek odası oldu.

89