Yaşlı emeklimiz kendince son isteğine kavuştu

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırırken, insani iletişimi silip mi atıyor, yoksa biz mi insan olmayı unutuyoruz?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, modern yaşamın hızlı değişiminin insanları birbirinden uzaklaştırdığını ve dijital iletişimin insan ilişkilerini sıradanlaştırdığını öne sürüyor. Bunu restoran sipariş sisteminin evriminden yaşlı insanın köyündeki yalnızlığına kadar örneklerle anlatıyor. Acaba teknoloji gerçekten bağları koparan sorun mu, yoksa kullanış şeklimizde yatan bir tercih midir?

Bu köşede 1 Nisan günü yayınladığımız "Kıymetli Feridun Ağabey. Ben Edirne ili Keşan Vergi Dairesinden emekliyim. 1977 yılından beri Türkiye gazetesi abonesiyim" diye başlayıp şimdi Isparta Eğirdir Huzurevi'nde olduğunu ve Temmuz 2024'te Edirne Huzurevine nakil istediğini belirten buradan kendisinin nakil olmasına bir türlü sıra gelmediğini ve kaç tane dilekçe yazsa da sonuç alamadığını belirterek "Feridun Ağabey ben de en sonunda derdimi size anlatmak istedim" diyen değerli yaşlı emeklimiz Ali Sarıtekin'in bu dileği gazetemizde yayınlandıktan hemen sonraki gün yetkililer kendisini aramış ve "Ali Bey ne zaman isterseniz naklimizi gerçekleştirebiliriz" demişler. Kendisi çarşamba günü Edirne Huzurevine gidip yerleşmiş. Bu vesileyle bizlere çok teşekkür ve dua ediyorlar. Biz de hem değerli emeklimize ve onun bu talebini hiç geciktirmeden yerine getiren Edirne Huzurevi yetkililerine çok teşekkür ediyoruz. F.A.

Çevre ve zararlı atıklarla mücadele için

El yazısıyla gazetemize gönderdiği mektubunda bir vatandaşımız çevre ve ağaçlarımız üzerine duygu ve düşüncelerini dile getirmiş:

"Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız başta olmak üzere devletimizin tüm bakanlıklarının, belediyelerimizin ve yetkililerimizin dikkatine arz ediyorum... Vatanımızın her tarafında her yerinde günden güne çevreye zararlı madde ve atıklar hızla artmaktadır. Bu itibarla acilen mıntıka, çevre coğrafya orman temizlik ve koruma seferberliği başlatılmalıdır. Cezai yaptırımlar uygulanmalıdır. Saygılarımla..."

Bir vatandaş-Balıkesir

Gönlüm hep seni arıyor, neredesin sen

"Hayat mı değişti ben mi değiştim, yaşlılık mı diyelim buna bize bir şeyler oldu mu diyelim bilemiyorum... Eskiden hemen her zaman sık görüştüğüm birçok dost hısım hatta akraba ile şimdi oturup şöyle ağız tadıyla bir yarım saat konuşamaz hâldeyim. Bizim köyümüzün kuruluşu dedemlerin dedeleri tarafından olmuş. Yani kurucu sülaleyiz diyebiliriz... Gel gör ki şimdi köyde oturup konuşabileceğim kimse yok. Herkesin görüşüp konuştuğu bir ortamda ben niye görüşüp konuşamıyorum Birisine bir şey söylediğimde hemen konu 'takma kafana' denilerek kapatılıyor. Kalp kırılacak diye 'neyse' diyerek oradan ayrılıyorum. Ama asıl benim kalbim kırılmıyor mu!." diyen emekli öğretmenimiz, gerçekten hayatta değişmeyen tek şey değişimin kendisidir derler...

Nasıl ki iletişimde her şey değişiyor ve değişimde yeni bir uygulama veya uygulamalar hayatımıza yön veriyor... Aslında hayatı yaşarken de güncelleniyoruz... En basitinden eskiden bir restorana girdiğinizde garson gelir "ne alırdınız efendim" diyerek menüyü sayardı... Sonraları kocaman bir katalog içinde görselleriyle birlikte fiyatları gösteren menü dosyası gelmeye başladı. Oradan beğenip sipariş verirken özgürlüğün tadını çıkardığımızı düşünüyorduk. Sonra her masaya bir QR kodu konuldu. Okutunca menü dosyası çıkıyor, oradan beğeniyorsun... Derken QR okumak için gitmeye gerek kalmadan telefonuna indirdiğin programla siparişini oturduğun yerden tıklıyorsun... Dahası, siparişin ne zaman yola çıktı, şu an nerede; ne kadarlık süre kaldı hepsini izleyebiliyorsun... E tabii haklısın bütün bu süreçte sen yoksun... Olmuyorsun. Olmuyoruz... Biz iletişimin bir ucundayız arzularımız diğer ucunda... Sadece hayatı değil kendimizi de güncelliyoruz...