Umudunuzu yitirmeyin saygıdeğer büyüklerim

Makam ve statü unutulur, ama gönüllere giren iz kalır—peki bunu kabul etmek, yoksulluk gibi yaşamayı gerçekten gerekli kılar mı?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, kalıcılığın makam ve mevki değil, gönüllerde bırakılan iz ile ölçüldüğünü savunmaktadır. Bu iddiayı, sosyal çürüme ve değer kaybının normalleşmesine karşı bir tepki olarak ortaya koymaktadır. Ancak gönül kazanmanın mutlaka fedakarlık ve çile ile midir?

Başkentimizin güzide imam hatip liselerinden birinde eğitim gören 17 yaşında bir lise öğrencisi olduğumu belirterek başlamak isterim.

Son zamanlar hayli sıkça adından bahsettiren sosyal çürüme olgusunun paydasında yer alan olayları haberlerde izliyor kahroluyoruz. İsim vermeye gerek var mı bilemiyorum. Son zamanlarda yaşanan olaylara verilen tepkilerin neredeyse normalleşmeye başlamış olması hayli manidardır...

Sadece eklemek isterim ki bizler asırlık kültür ve devlet geleneğimizde muallimlerimize en yüksek mertebeden yerler biçtik. Dinimiz İslam'ın halifelerinden Hazreti Ali de "Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum" sözüyle saygısını minnetini değerini ifade etmiş bizlere örnek teşkil etmiştir. Özünü kaybedenler yok olmaya mahkûmdur büyüğüne saygı küçüğüne sevgi duymayan kendine saygısını yitirmiştir...

Törpülemekte güçlük çektiğim ifadelerimle sitemimi tamamlayıp değinmek istediğim asıl hususa izninizle devam edeyim... Bakınız iyinin de kötünün de örneği var oldu, var olacak dünyanın dengesi için de bu tarihî gerçektir... Bizler değil herhangi bir şiddete uğratmak, saygısızlık etmemeye dikkat eden, büyüklerimizin hatırını sayan, kıymetini bilen, ağızlarından çıkanlara kulak veren, tecrübelerinden istifade etmeye çabalayan gençleriz. Tarihimize asırlık devlet geleneğimize layık kimseler olmaya Allaha layık kul, peygamberimize layık ümmet olmaya çalışırken vatana millete hayırlı evlatlar olmayı duasında esirgemeyen gençleriz. Bizler çift kanatlılarız. Yani hiç ölmeyecekmiş gibi dünyaya çalışırken şu an ölecekmiş gibi ahiretimizi düşünürüz. Hak, hukuk, saygı gibi değerlerimiz hâlâ taze filizler misali ruhumuzda kültür, gelenek, inanç noktalarından uzaklaşalı hayli zaman kaybetmiş azınlık olan yaşıtlarımızın adımızı zümremizi kirletmesindense usandık! Bırakın onlar kirliliklerini ispatlamaktan geri durmasın bizlerse çalışmaktan... Sizlerse umudunuzu yitirmeyin saygıdeğer büyüklerim, varız var olmak için çalışıp çabalamaya talibiz vesselam.

Lise öğrencisi

Kalıcılık sözde değil, hâlde ortaya çıkar

İnsan, hayatın bir yerinde mutlaka bu soruyla yüzleşir: "Neden ben"

Bir hastalıkta... Bir eksiklikte... Bir kayıpta...