Feridun Ağabey, günümüzde adına bir güzel afili tanımlamalar getirilen ama özünde uzun yaşamak denilen, sağlıklı uzun yaşamak denilen, sağlıklı yaşlanmak vb. denilen tanımlamalar insanın hayli ilgisini çekmeye baladı. Nice sağlık otoritesi de bu alana yöneldi. Akademik seminerler düzenlemeye, paylaşımlar yapmaya, hayatına yeni heyecan katmak isteyen binlerce ultra lüks hayat yaşayan insana bu alanın konforunu sunmaya ve onları potansiyel takipçi yapmaya çalıştılar, çalışıyorlar...
Herkes biliyor ki artık yirmi sene öncesine göre insanlar daha uzun yaşamaya başladı... Ömürler uzamaya başladı... Hatta seksen yaşı "orta ileri yaş" olarak kategorize edenler var... Bakıma muhtaç kategorisini 85 ve üzerine çıkardılar. Evet 25-30 sene öncesine kadar insanlar daha erken yaşta hayata veda ediyordu... Hatta "şu kadar sene ölmeyin sonra hiç ölmeyeceksiniz" tarzı insanlara absürt hayat umudu vermeye çalışanlar var ki bu da hayli iddialı ve bir o kadar da meraklısı olan bir konu oldu... Allah'ım daha neler göreceğiz!..
Peki kronik hastalıkların çığ gibi büyüdüğü bir ortamda ileri yaşlarda "sağlıklı uzun hayat" nasıl olacak Ben söyleyeyim ilaca, cihaza, tedaviye; medikal sistemlere vb. bağlı olarak... Yani aslında ömürler uzamaya başladı ama hastaneye, doktora, ilaca vb. bağımlı bir ömrü yaşamaya başladı insanlık... Aslı nasıl olmalıydı... Ölene kadar sağlıklı, herhangi bir tedaviye ilaca vb. muhtaç kalmadan yaşayabilmek... Ecdadımız bu sistemi asırlar öncesinde özetlemiş... Demiş ki: "İki gün yatak, üçüncü gün toprak..." Yani hasta olup iki gün sonra hayata veda edeceği güne kadar hayatta her daim çalışan çabalayan üreten olmak... Hasta olarak ömrü uzatmak değil, hasta olmadan ömrü tamamlamak... İşin sırrı bu... Biz eğer özümüze dönersek, kültürümüze dönersek; Tıbb-ı Nebevi'de tarif edildiği gibi bir hayat yaşamaya çalışırsak bu sistemlerin en âlâsını yapmış oluyoruz...
Hakan Sağıroğlu
Dünyada ilk zekâ testini yapan devlet kimdi
Feridun Ağabey, dünyanın en önemli yatırımı insana yapılan yatırımdır. Bu da gelecek nesillerin yetişmesinde gösterilecek olan çabaların ilmî ve ahlaki değerlerin hassasiyetle öğretilmesi, yaşatılması ile mümkün olacaktır.
623 yıl bunu başaran bir milletin unutturulan tarihi ile olan bağlarını yeniden kurmamız ve bu uğurda yapılanları anlamamız ile mümkün olacaktır. Başarılı insanların yetiştirildiği Enderun mekteplerini anlamak bu için yeter de artar bile.
Avrupa ve Asya'da çocuk eğitiminin önemi ve gerekliliği önemsenmediği ve bilinmediği zamanlarda Osmanlı devleti pedagoji ilmini dünyaya tanıtan devlet olmuştu. Önce ailede başlayan sonra da mekteplerde, medreselerde, çocukların iyi bir insan olarak yetişmesinde, sağlam karakterli kişiliklerinin oluşmasında din, ahlak ve terbiye eğitiminin en temel esaslarını oluşturuyordu ve bunlar öğretiliyordu.

28