Feridun Ağabey bu benim bir manifestomdur. Bize üç beyazdan kaçın dediler hep ama aksine üç beyazdan kaçmayınız çok tüketiniz diyorum. Sağlıklı beslenme literatüründe "üç beyaz" olarak adlandırılan maddeler un, şeker ve tuzdur.
Hayvan besiciliği yapanlar, hayvanlarını bitkilerle, tahılla beslerler. Yiyeceklerine tuz da katılır. Hayvanlardan fazla et, süt almak için bu yiyeceklerden çok yedirirler. Besicinin amacı verimi, üremeyi artırmaktır. Üç beyazı alan hayvanlar güçlü, dirençli ve sağlıklı olur.
Sizler üç beyazdan kaçmayınız!
Emperyalist güçler, büyük sermaye kesimleri vb. yıllardır ülkemizde 'üç beyazdan kaçınız!' propagandasını yaptırdılar. İnsanımızda algı oluşturdular. Bizim insanımız da kayıtsız, şartsız ve düşünmeden aldı uygulamaya başladı.
Allahü teâlâ bunca bitkileri, meyveleri, tahılları, tuz havzalarını sadece dünyayı süslesin, sadece hayvanlar tüketsin diye mi yarattı İnsanlık yaratıldığı günden bugüne kadar üç beyazı tüketmedi mi On binlerce yıl zararı olmadı da şimdi mi oldu Onlar öldüler mi
Halbuki emperyalist nice sermayenin üretip ülkemize pazarladığı gıdaların içeriğinde üç beyaz daha fazla bulunmaktadır. Kendi ürettikleri hazır gıdaları, içeceklerini bizim gibi ülkelerde daha fazla tükenmesi için bize 'üç beyazdan kaçın!' dediler.
Sattıkları hazır gıdalar da ağırlıklı olarak üç beyazdan oluşmaktadır. Üretip bize sattıkları gazlı içecekler en fazla şeker içeren gıdalardır. Hazır gıdalardan pizza türü besinlere bakın un ve çok tuzlu.
Eğer samimilerse 'bu unlu ve çok tuz içerir ve hazır gıdalar da zararlıdır' desinler! Daha neler söyleniyor bilerek bilmeyerek. Oysa insan doğayla koordine içerisindedir. Bitkileri, meyveleri, şekeri, tahıl, un ve tuzu yeterli tüketmeyen insanın bünyesi cılız olur. Gücü, kuvveti, direnci, bağışıklığı düşük olur. Atalarımız 'can boğazdan gelir!' demişler. Buradaki can, güç-kuvvet-enerji-direnç-sağlık demektir. Eğer insanlar bunlarla beslenmezse gücü, direnci, bağışıklığı zayıflar ve hastalıklar artar. Üç beyazı yeterli tüketmeyenin aklı, zihni çalışmaz ve unutkan olur. Kafası çalışmaz, yeni buluşlar yapamaz, üretimi artıramaz. Çalışanda iş verimliliği düşer. Bence gelin üç beyazdan kaçmayın! İnsanların bünyeleri farklıdır. Her insanın sağlığına dokunan bir gıda, yiyecek olabilir. Polenler her insanda alerji yapmıyor. Baharın polen alerji yapabilir diye tüm insanlar orayı terk mi edecek. Bunun gibi eğer şeker size dokunuyorsa az tüketebilirsiniz, diğer ikisi ile ne ilgisi var. Eğer unlu gıda, ekmek dokunuyorsa az yiyiniz. Eğer tuz ve tuzlu yiyecekler dokunuyorsa az alınız. Bir kişiye dokundu diye herkes mi bunları terk edecek Son olarak diyorum ki: "Üç beyazı al, güçlü ve sağlıcakla kal..."
Kasım Çakır/Siyaset bilimci-tarihçi-yazar
Bakırköy Belediyesine durumu arz ediyoruz
Efendim öncelikle gazetemizde böyle güzel bir uygulama yaptığınız için sizlere çok teşekkür ediyorum. Saygıdeğer Feridun Ağabey, 27.06. 2026 tarihinde geçtiğimiz cumartesi günü Bakırköy Belediyesi Ataköy 2, 5, 6 kısımdaki Tarık Akan Kültür Merkezindeki nikâh salonlarının bulunduğu binaya bir yakınımızın nikâhı için gittik. Nikâh saati 18.00'di. Biz nikâhın yapılacağı yere erken gittik Şule ve Uğur kardeşlerimizin nikâhını beklerken ikindi ezanı okundu. Yakında cami yoktu. Arkadaşlarla "namazımızı kılalım" diye nikâh salonlarının bulunduğu binanın içine girip bir görevliye mescidin nerede olduğunu sorduk. Şimdiye kadar böyle bir taleple karşılaşmamış olsa gerek görevli bize tuhaf tuhaf bakıp "Burada mescit yok" dedi.

25