"Yerli malı, yurdun malı…"

Ali Saydam
09.12.2025
6

Devlet tarafından yürütülen iletişim kampanyaları benim çocukluğumda pek yaygındı... En acılı olanı hiç şüphesiz 'aşı' kampanyasıydı... İlkokulda kolları sıvayıp, aşı sırasına girdiğimde elim ayağım titrerdi...

En eğlencelisi ise "Yerli Malı Haftası"nda yapılırdı: "Yerli Malı Yurdun Malı, Herkes Onu Kullanmalı" tekerlemesini asla unutacağımı zannetmi-yorum... Genellikle yiyecek odaklı olurdu... Herkes evinden, Allah ne verdiyse, kapar getirir, öğretmenlerimizle birlikte bir güzel oturur, yerli ürünleri yerdik... 80'lerde çocuk olanlar ise yerlisi dururken Chiquita muz getirenlerin küçük uyarlar aldığını anlatıyor... Sonra kivi de bu uyarılar arasına eklenmiş diyorlar...

Oysa millî bağımsızlık, antiemperyalizm ve kültürde dekolonizasyon dendiğinde mangalda kül bırakmayanların sayısı az değil... Türkiye, millîlik konusunda hayli büyük ve önemli adımlar attı...

'Yerli malı'nın ülkemizdeki öncüsü yanılmıyorsak Sümerbank'tır... Yerli ayakkabı denilince de tarihten aklımıza ilk Beykoz Kundura gelir... Listeyi güncellersek; Derimod ve Kiğılı'yı mutlaka saymalıyız...

Beykoz Kundura, 'yerli ve millî' kavramından hareketle "Yerli Malı Haftası" nda 4. kez kampanya düzenlemiş... 13-14 Aralık tarihlerinde; zeytin ve üzümün Anadolu'daki bereketli mirasına odaklanan iki panel ve tadım atölyesi, yerli malı pazarı, çocuk ve yetişkin atölyeleri, sergi turları, film gösterimleri ve konserler düzenlenecekmiş. Böylece üretim ve kültürel hafızanın buluşması hedeflenmiş. Kutlarız...

Bu sütunlarda sıklıkla dile getiririz; Türkiye Cumhuriyeti'nin geçmişte aşı, pandemi, eğitim gibi çeşitli konularda başarıyla ortaya koyduğu iletişim kampanyalarının benzerlerinin, Sayın Cumhurbaşkanı liderliğinde, susuzluk ve gıda arzındaki azalmada, "Terörsüz Türkiye"de ve yerlilik-millîlikte de yaygın bir şekilde uygulamaya konulmasında büyük yarar olabilir...

Yeni kavramlar: Maddiyat, maneviyata karşı...

Önceki yazımızda FOMO kelimesinden bahsetmiştik... Geçmişinin birkaç yılı var ama "Öfke Yemi"ni (Rage Bait) ilk kez duyuyoruz... Onun için "Tıklama Tuzağı"nın (Click Bait) 'kötü ikiz kardeşi' diyorlar...

Click Bait, malumunuz, sansasyonel, ancak durumun ne olduğunun anlaşılmadığı bir mesaj yazarak verilen linkin tıklanması, böylece okunma sayısının yüksek gösterilmesi için hazırlanmış, adı üstünde bir 'tuzak'... "Ünlü isim öyle bir şey yaptı ki; görenlerin ağzı açık kaldı" minvalindeki ifadelerle insanların merakını cezbeden bu mesajlara sosyal medyada çok sık rastlıyoruz...