"Türkiye susmayacak!.."

Yani, Türkiye'nin Gazze için sürdürdüğü çabalar ve diplomasi trafiği yalnızca liderler arasında ya da resmî görüşmelerle sınırlı kalmıyor, uluslararası toplumu da bu hususta duyarlı olmaya çağıran hamlelerle genişletilmeye devam ediliyor…

Tüm bu süreci yönettiğini tahmin ettiğimiz İletişim Başkanlığı'nı kutluyoruz…Bizce bir ülkenin onurunu ortaya koyan, kendi bağımsızlık mücadelesine duyduğu saygıyı gösteren en önemli tavır, başkalarının haklarına, sınırlarına ve insanlarına gösterdiği özen, verdiği önem ve şefkattir.

Makalesinde, Türkiye ile Japonya'yı birbirine bağlayan gönül köprüsünün resmî belgelerden daha güçlü, tarihten ve insanlık vicdanından beslenen bir bağ olduğunu ifade eden Erdoğan, bu dostluk köprüsünün temellerinin tarihin içinden süzülüp geldiğini ve insanların kalplerine dokunan hatıralarla şekillendiğini vurgulayarak iki ülke arasındaki iş birliklerine, insani konularda gösterilen ortak çabalara değinmiş.

"Artık hiçbir devlet tek başına küresel meseleleri çözüme kavuşturamamakta" vurgusuna yazında yer veren Sayın Cumhurbaşkanı, elbette Gazze'ye özel bir yer ayırmış:

"…Bu facia bütün insanlığın meselesidir. Biz Türkiye olarak susmadık, susmayacağız. Ateşkesin sağlanması, insani yardıma engelsiz erişim ve masum sivillerin korunması için her platformda gayret sarf ediyoruz. Ancak biliyoruz ki sesimiz daha gür çıkmalı, tesirimiz daha geniş olmalı."

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Japon gazetesine yazarken sergilediği duyarlılık ile Devlet Bahçeli'nin 30 Ağustos Zafer Bayramı ve "Terörsüz Türkiye" üzerine mesajları da benzer bir vicdani sorumluluktan kaynaklanıyor…

Bahçeli ne demiş:

"Zaferlerimizden rahatsız olanlar, birliğimizden ve beraberliğimizden ürperenler ve ürkenler unutmasınlar ki 30 Ağustos ruhu ayaktadır, maşeri vicdanda mahfuzdur. 103 yıl evvel düşmansız Türkiye'yi kanıyla, canıyla, emsalsiz vatan sevgisiyle başaran Türk milleti, şimdi de 'Terörsüz Türkiye'ye Allah'ın izniyle ulaşacaktır."

Sayın Cumhurbaşkanımızın makalesi ve Sayın Bahçeli'nin altını çizdiği ifadeler, bizler için, millî mücadelesine sahip çıkan 'Türkiye'nin gurur vesikası' olmuştur. Bu vesileyle vatan için, bağımsızlığımız için canını sakınmamış, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, tüm şehit ve gazilerimizi saygıyla, minnetle anıyoruz. 30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu, birliğimiz, dirliğimiz, bağımsızlığımız daim olsun!Sahi 'sağlıkta şiddet' konusu ne oldu

Sağlık Hizmetleri Sendikası (SAHİM-SEN) Genel Başkanı Özlem Akarken, Sağlık Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün verilerine atıfta bulunarak açıklamalar yapmış.

2025'in ilk 6 ayında "Beyaz Kod" başvuruları 8 bin 795'e ulaşmış. Büyükşehirlerde sağlık sisteminin adeta kilitlendiğini vurgulayan SAHİM-SEN Başkanı, bu durumun çalışanların huzurunu ve güvenliğini tehdit ettiğini belirtmiş. Sağlıkta şiddetin, yalnızca olay sonrası cezai yaptırımlarla çözülebilecek bir sorun olmaktan çıktığı ifade eden Akarken, "Sorunun temelinde ülkenin ekonomik koşulları, politik atmosferi ve sağlık sistemindeki yapısal aksaklıklar yatmaktadır" demiş.

Gerçekten böyle midir Bu konuda bir araştırma var mıdır Yoksa, neden yoktur. Varsa, bilimsel veriler ne söylemektedir. Bugüne kadar 'sağlıkta şiddet' vakalarına ilişkin yapılmış tespitler, ilerlemeler, tıkanma noktaları nelerdir Bunları biliyor muyuz Hayır!..