Toplumsal Jestüs…

Ali Saydam
25.09.2025
6

Türkiye'nin dünya konjonktüründeki gelişimini küçümseyen ve doğru dürüst okuyamayanlar için beklenmeyen ve sürpriz sayılabilecek durum ise halklarının büyük kısmı Müslümanlardan oluşan ülkelerin liderlerinin bir araya geldikleri toplantıydı...

Liderlerin karşısına İsrail'i temsilen oturan Trump"30'dan fazla görüşme yaptım. En önemlisi buydu" demiş...

Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ise, toplantı sonrası yaptığı açıklamada, "Çok çok verimli, güzel bir toplantıyı bitirdik. Ben memnunum... Sonucu hayırlı olsun!" şeklinde ifade kullanması, hayli önemli... Bu gibi durumlarda, bu kadar direkt sorular karşısında liderler genellikle 'politik doğruluk' (Political Correctness) yapar orta sahada top çevirirler... Cumhurbaşkanımızın net pozisyon alması pek çok şey ifade etmekte...

Bir de toplantıda verilmiş olan görüntünün ifade ettiği bir başka kritik mesaj var... Müslüman ülke liderlerinin bir araya geldiği toplantıda kimin nereye oturacağı, ilk gelenin dilediği yere oturduğu bir anlayışla düzenlenmiş olması mümkün değil... Günler önceden oturma düzeni belirlenmiştir...

Bu çerçevede Sayın Cumhurbaşkanı'na U masada baş tarafta, Trump'ın yanında yer verilmesi, başlı başına mesajdır...

Bertolt Brecht 'epik tiyatro' ve 'tiyatroda diyalektik' kuramlarının açılımında "Toplumsal Jestüs" (Almancası, Sozialer Gestus) kavramından söz eder... Epik tiyatronun temel direklerinden biridir bu yaklaşım.

"Jestüs," Brecht için sadece bir el kol hareketi veya duruş değildir. Bir kişinin bir diğerine karşı duruşunu, tavrını ve aralarındaki toplumsal ilişkiyi açığa vuran, anlamla yüklü bir eylemdir. Toplumsal Jestüs ise, bu hareketin bireysel bir duyguyu değil, daha geniş bir toplumsal gerçeği, sınıf ilişkisini veya bir dönemdeki sosyal normu temsil etmesi, olarak tespit edilir.

Kısacası, bir karakterin toplumun içindeki her türden duruşu, ya da Prof. Dr. Acar Baltaş hocanın yıllardır üzerinde çalıştığı Beden Dili kuramı, kişinin içinde bulunduğu toplumsal durumu, sınıfını veya diğer karakterlerle olan hiyerarşik ilişkisini görünür kılar.

Sergilenmiş olan bu itibar düzeyi, sadece Cumhurbaşkanımızın şahsına değil, belki ondan çok, Türkiye'ye ve onun tezlerine duyulan saygının, anlayışın ifadesidir...

Özgür Özel Bey anlamamakta inat etse de öyledir... Keşke Ekrem Bey odaklı siyasetten kafasını birazcık kaldırıp dünyada ne olup bitiyor bir bakabilse... Çünkü güçlü muhalefet herkese yarar...


Yapay zekâyı yakından tanıyalımGoogle arama trendleri, öğrencilerimiz hakkında önemli şeyler söylüyor... Buna göre; son 12 ayda "yapay zekâ ile ders çalışma" aramaları geçen yıla kıyasla yüzde 170 artmış, "yapay zekâ ile öğrenme" aramaları da 2025 bahar-yaz döneminde yüzde 60 yükselmiş.

En çok öne çıkan başlıklar arasında "ders çalışmak için en iyi yapay zekâ", "ders çalışma planı için en iyi yapay zekâ", "not tutma yapay zekâsı", "ders çalışmak için sohbet robotu" ve "ders çalışmak için yapay zekâ araçları" yer almış.

Öğrenciler dijital ortamın tüm imkânlarından yararlanarak ders yapmak istiyorlar... "Aman ne mutlu bize, daha ne isteriz" diye rehavete kapılmadan önce bize düşen sorumlulukları bilmemiz önemli... Yapay zekâ gibi sadece gençlerimize değil, hepimize ciddi kolaylıklar sunan teknolojinin 'bağımlısı' olmak işten bile değil...

"Ödevimi yazdırayım" gibi tembelliklerin yanı sıra, yapay zekânın sunduğu bilgilerin doğruluğunun, öne çıkardıklarının tarafsızlığının da tartışılacak bir mesele olduğu unutulmamalı...

Biz, ebeveynlere düşen, yapay zekânın fişini çekmek değil elbette... Bu teknolojinin yararlı ve zararlı yönleri hakkında bilgi sahibi olmak ve bunu çocuklarımızla, gençlerimizle paylaşmak... Bir de diğer tüm teknolojilerde olduğu gibi bunun bir '