Okuyamayanlar ya ahmaktır ya vatan haini

Yazmayı düşündüğümüz makaleyi Dücane Cündioğlu dostumuz ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli salı günü dile getirdiler. Lafı hiç eveleyip gevelemeden onlara bırakmak; okurlarımıza ve sözün müellifine saygımız gereğidir diye düşündük.

Cündioğlu demiş ki: "Mehmed Akif nazarında 'medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar' Avrupa'ydı ve doğal olarak biz, bizi yok etmeye çalışan bu canavarın, yani uygarlığın dışında olduğumuzun bilincindeydik. Ne ki, zamanla bu uygarlığın kanatları altına girmek suretiyle hayatta kalmaya çalıştık ve iyi kötü bugünlere kadar da geldik. Öyle görünüyor ki artık yolun sonundayız.

Kim ne derse desin bu canavarın tek dişi filan kalmamış, aksine dişlerinin sayısı değilse bile gücü daha da artmış, daha da canavarlaşmış …

…Hayatta kalmak için bağımsızlığımızı korumak ve elimizdeki olanakları sonuna kadar kullanmak zorundayız.

Bu canavara karşı omuz omuza vermezsek, sonumuzun Irak, Libya, Suriye ve göründüğü kadarıyla şimdi de İran gibi olması işten bile değil. Ulusal onurumuza sahip çıkmanın tam zamanı. Aklımızı kullanmalı ve içimizdeki ayrılıkları, aykırılıkları, çatışmaları erteleme becerisini göstermeliyiz.

Saddam'ın asılması, Kaddafi'nin sokakta dövülerek linç edilmesi, Maduro'nun paketlenip ABD'ye kaçırılması ve en nihayet İran'ın manevi önderi Hamaney'in katledilmesi başta olmak üzere tüm cinayetler gözlerimizin önünde cereyan etti. Bazılarımız sevindi, bazılarımız üzüldü, fakat çoğunluk olarak sustuk.

İmdi, emperyalizme karşı omuz omuza vermenin tam sırası, çünkü tüm ideolojik eleştirilerimizi -hiç değilse geçici olarak- paranteze almadıkça bu çok dişli canavarla baş etmek olanağı bulunmamaktadır."

Dücane Bey ile Devlet Bey önceden aralarında anlaşsalardı ancak bu kadar mutabakat sağlayabilirlerdi herhâlde. Bakın Bahçeli ne demiş:

"Maksadımız, komşumuz İran'ı hedef alan çok boyutlu saldırılardan çıkarmamız gereken dersler olduğunu, tehdidin ne kadar yakınlaştığını ve acımasızlaştığını görmenin beka düzeyinde aciliyet arz ettiğini izah ve ifade etmektir.

İç cephenin önemi, millî birlik ve dayanışmanın değeri zannederim çok daha iyi anlaşılmış ve açıklığa kavuşmuştur. Komşu ülkemiz İran'ın başına gelen dehşet verici musibetlerden ülkemizi soyutlamak ve ayrı düşünmek hem imkânsız hem de izansızlıktır. 'Terörsüz Türkiye' hedefine dudak büken aymazlar, ne yaptığımızı, neyi amaçladığımızı daha iyi görüyor musunuz Türk-Kürt kardeşliğine yaptığımız samimi ve sahici çağrıyı utanmadan çarpıtan, PKK'nın kurucu önderliğinin 27 Şubat çağrısına her zaviyeden saldıran mayası ve meşrebi karışık zihniyetler, çevremizdeki ateş çemberinden herhangi bir sonuç çıkarıyor musunuz

Vatan ve millet sevgisi konusunda, millî birlik ve kardeşlik bahsinde bizimle aşık atmaya, boy ölçüşmeye, rekabet etmeye, hatta kibirli bir üslupla ayar vermeye çalışan siyasi ucubeler, nasıl bir felaket ve fecaatin kıyısından döndüğümüzü daha ne zaman anlamayı düşünüyorsunuz İç cephenin önemi, millî birlik ve dayanışmanın değeri çok daha iyi anlaşılmıştır."

Görüldüğü üzere, kafası karışık olmayanlar ABD - İsrail'in İran saldırısını dizi film gibi izlemiyorlar. Türkiye'ye yönelik tehdidi görmemek, meseleyi sadece ekonomi ve göç sorunu olarak okumak için ya ahmak olmak lazım ya da vatan haini!

Düğüm tarlada çözülecek

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan "2025 yılı 7. Çevre Durum Raporu" bu hususta yol haritası gibi görülebilir. Kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarı 1.310 metreküp seviyelerinde imiş. Uluslararası literatür buna 'su stresi' diyor. Üstelik 2025'teki yağışların bir önceki yıla göre yüzde 29 oranında azalması, tabiatın bize "Vakit daralıyor, kendinize gelin" haykırışı…