Deselerdi ki, "Bir gün gelecek ve Kemal Kılıçdaroğlu bilge ve güven unsuru bir siyasetçi olarak saygı görecek..." Asla inanmazdım... Ancak Özgür Özel bu algılama değişikliğini oluşturmayı başardı. Kemal Bey'in yerli ve millî değerler sistemine dayanan sağlam bir devlet adamı olarak algılanabilmesi için gereken ortamı yarattı...
Şimdi son bir hareket bekliyoruz Özgür Bey'den: Kemal Bey'i CHP'den ihraç etmesini... Allah bilir, onu da düşünüyordur... Kılıçdaroğlu'nun, CHP'nin siyasi tarihinin sayfalarında yer alacak açıklaması son derce dramatikti... Özetle şunları dedi:
"Partimizin kodları, geleneği ve iki büyük misyonu vardır. Birincisi siyaseti temiz tutmak ve hesap sormaktır. Hesap vermek her bir CHP'linin namus borcudur. CHP, rüşvetlerle, yolsuzluklarla ve rüşvet çarkının müteahhitleriyle anılamaz. Bunlarla bir araya gelemez. Üzerinde yolsuzluk iftiralarıyla yol alamaz. Derhal arınmalı ve yoluna devam etmelidir.
İkincisi, CHP devlete istikamet çizer. Türkiye, at sürdüğü ve şehit verdiği coğrafyalarda sıkışamaz. Gönül bağı kurduğu kardeş coğrafyasında sıkıştırılamaz. CHP, Orta Doğu'da tökezlememizi bekleyen İsrail ve ABD belasını defetmek ve devletin âlî menfaatleri için sürecin içinde yer almalıdır. Ve konuya siyaset üstü bakarak elini taşın altına koymalıdır. Milletimizin CHP'den beklentisi kardeşlik sürecinde öncü olması ve istikamet çizmesidir."
Müsteşarlık düzeyinde devlete hizmet vermiş olan rahmetli babam Nihat Saydam, Kılıçdaroğlu'nun tanımladığı türden bir CHP'liydi... Mezarında kemiklerinin sızlaması bir nebze olsun azalmıştır inşallah...
25 Kasım ne günüKadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele günü...
BM kayıtlarına göre dünyada her yıl 50 binden fazla kadın öldürülüyormuş... Bu, işin -deyim yerindeyse- en uç noktası... Bir de şiddetin çeşitli türlerine maruz kalan 10 binlerce kadın var... Aile kurumunun dibine dinamit döşeyen 'aile içi şiddet' de cabası!..
Herhâlde bu durumu onaylayan bir kişi dahi bulmak mümkün değildir... Devletimizin oluşturduğu koruma mekanizmalarına, hukuka rağmen bu işi kökünden kazımak ne henüz bizde mümkün oldu, ne de dünyada...
Ancak; aynı istikamette usanmadan yürüyerek, toplumun tüm kesimlerini bu konuda farkındalığa, mücadeleye davet ederek, şiddetin görmezden gelinmesini engelleyip, normal olmadığının, tepki verilmesinin, şikâyet edilmesinin gerektiğinin gösterilmesiyle adım adım ilerleyebiliriz...
Bu bağlamda Kadın ve Demokrasi Vakfı (KADEM), kadına yönelik şiddetle ilgili kurguladığı mesajıyla bir kampanya başlatmış: "Şiddete Karşı Hep Birlikte"
Doğrudur; kadını, çocuğu, aileyi, toplumu, hepimizin huzurunu bozan bu sorunla hep birlikte mücadele etmeliyiz... Belki de en çok erkekler olarak tepki göstermeli, tavır almalı ve adımızı da temize çıkarmalıyız...
KADEM, "Bu mücadelede ben de varım" diyenler, tavrını göstermek isteyenler için bir de turuncu rozet tasarlamış... Turuncu, zaten kadına yönelik şiddetle mücadelede uluslararası olarak kullanılan bir renkmiş... Bir süre o rozeti ceketimin yakasından eksik etmeyeceğim.
Türkiye'nin, kadınlarının, erkeklerinin ve çocuklarının hak ettiği huzurlu, güvenli, adil yaşama kavuşmalarını desteklediğini göstermek isteyen herkes o rozeti en azından bir hafta takmalı, "Bu nedir" diye soranlara anlatmalı...
Yaşama sanatıSık sık duymuşsunuzdur benden... B. Brecht'in o ünlü sözü... "Tüm sanat dalların bir tek amacı vardır. Sanatların en yücesine hizmet etmek... Yaşama Sanatı'na..."
'Yaşama sanatı'nın inşasına hizmet eden 7 sanat dalı ile edebiyattaki küçük estetikler alanında sürekli okuma yapmak ve derinleşmek, bireysel tekâmülü beslemenin, önemli yollarından biridir...
Ruhsal tekâmül zihni de bedeni de geliştirir... "Kariyerimde nasıl ilerlemeliyim" sorusunun asıl cevabı gibi hayattaki her türden ilişkiyi ve iletişimi başarıyla yönetmenin yolu buradan geçer...
Pera Müzesi, 20. yılına özel 20 filmden oluşan bir program hazırlamış... "Bütün O Sanat" başlıklı film programında sinema ile farklı sanat disiplinlerinin buluştuğu yapımlar 18 Ocak 2026'ya kadar Pera Müzesi Oditoryumu'nda gösterilecekmiş. Biyografilerden belgesellere, dans ve müzikten toplumsal hafıza hikâyelerine uzanan kürasyonda yer alan (https://shorturl.at/ZSWk5) filmlere bir göz atmakta ve yolu Pera Müzesi'ne düşürmekte 'yaşama sanatı' açısından yarar olabilir...

4