Bundan yıllar önce "CHP denince aklınıza ne geliyor" diye seçmen kitlelerine sorduklarında şu tür yanıtlar alınırdı: "Atatürk'ün kurduğu parti", "Cumhuriyeti inşa etmiş olan parti", "Özgürlüklerden yana, sosyal demokrat bir parti"...
Aynı soruyu bugün sorsalar ne tür cevaplar çıkardı sizce..
İlk cevap, hizip kavramıyla özdeşleştirilen "CHP'nin kendi içinde tekrar bölündüğü" olurdu herhâlde. Akla gelebilecek diğer olası tanımlar da şöyle olabilir: "1945 yılından bu yana kendi bünyesinden tam 12 siyasi partinin türemesini engelleyememiş", "Bütünlükten (integrity) uzaklaşmış; rüşvet, irtikap, suistimal kavramlarıyla birlikte anılan", "Ülkenin temel meseleleriyle ilgili hiçbir vizyon geliştiremeyen", "Ciddi fikir ve duruşlardan ziyade bireysel kariyerciliğin çatıştırıldığı bir parti." Varoluş nedeni, kökenindeki mana konusunda bu kadar büyük değişim gösteren bir kurumda eksen kaymasından söz etmek mümkündür. Bu durumda ilk yapılacak şey de o yapının kuruluş ayarlarına döndürülmesidir. Ölçümlemeler de CHP'deki değişimin hedef kitlesi tarafından pek de olumlu karşılanmadığına işaret ediyor. Areda Survey'in "Mayıs Sosyometre Araştırması"na göre, bu pazar milletvekilliği seçimi olsa AK Parti'ye oy vereceklerin oranı yüzde 34,7 çıkmışken CHP'ninki yüzde 28,6'ya gerilemiş. Bu rakamlar aynı araştırma şirketine göre, yaklaşık bir yıl önce, AK Parti için yüzde 32,6, CHP içinse yüzde 34,9 imiş.Aynı hedef kitlenin, CHP'de olan bitenle ilgili düşüncelerine gelince, rakamlar şöyle diyor:
Delegelere maddi menfaat sağlanmasını ahlaken ve hukuken yanlış bulanlar %94,3; butlan kararını doğru bulanlar %51,9; CHP'de ayrışma yaşanacağını düşünenler %63; yeni parti kurulması gerektiğine inananlar % 51,9; belediye başkanlarıyla ilgili aşk iddialarını topluma kötü örnek olduğunu düşünenler %63,5; Uşak Belediye Başkanı'nın itiraflarının mevcut yönetimi yıprattığını söyleyenler %58,9; Ekrem İmamoğlu'nun diploma iptaline ilişkin istinaf mahkemesi kararını doğru bulanlar %51,9; Ali Babacan'ın "Ülkenin yönetimini CHP'ye bırakamayız" açıklamasını haklı bulanlar %56,3.Ayrıca, 7 Haziran 2026 tarihinde 6 yerleşim yerinde ve 362 mahallede yapılan ara seçimlerin kesin olmayan sonuçları da bu anlamda bir uyarı olarak değerlendirilebilir. Cumhur İttifakı 5 beldede, CHP ise 1 beldede belediye başkanlığı kazanmış. İletişim biliminde ve itibar yönetiminde kural nettir: "Gerçeklik, algılanan şeydir." Eğer siz kurumsal bütünlüğünüzü, yani varoluş nedeninizi, bireysel çekişmelerin sığ sularında feda ederseniz, kamuoyunun zihnindeki algı faturası böyle ağır olabilir.CHP, adeta bir kısırdöngünün, kazananı olmayan amansız bir oyunun pençesindedir. Sadece CHP'mi kaybediyor Güçlü bir muhalefet olmaması iktidarı da demokrasiyi de ülke itibarını da zayıflatır.
Bir tarafta Özgür Özel'in 'agresif' tutumu var; ki iletişimde öfke ve aşırı reaksiyon, çoğu zaman içerikteki vizyon eksikliğini örtme çabası olarak algılanabilir. Özel'in kapsayıcı bir devlet adamı profilinden ziyade, sürekli bir kavga ve polemik iklimini besleyen saldırgan üslubunun, partinin ihtiyaç duyduğu
14