"İnsanlık ne zaman ayağa kalkacak"

Sanatçı Görkem Sevindik'in İsrail'e karşı sesini yükseltmesi, bir oyuncuyu hedef alan bakanı kışkırttıysa, sanatın siyasete karşı gerçek gücü nedir?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, oyuncu Görkem Sevindik'in Filistin halkına yönelik İsrail saldırılarını eleştirirken sanatın ve sanatçının güçlü bir iletişim mekanizması haline geldiğini savunuyor. Sevindik'in konuya sahip çıkması, yalnızca tepki değil bağımsız doğrulama ve vicdan sesi olarak hareket ettiğini iddia ediyor. Ancak, sanatçının siyasi duruşunun ne kadar etkili bir değişim aracı olabildiğini sorgulamak gerekir mi?

Bu paylaşımın öncesini de şöyle anlatıyor Sevindik; "Sosyal medyada gezinirken bir videoya denk geldim. İdam kararı verilmiş bazı insanların otobüse bindirilmiş halini gördüm. Ve orada son kez çocuklarına bakışlarını, son kez çocuklarına sarılışlarını gördüm. Gerçekten bir vicdan sahibi, bir insan olarak ve bir baba olarak empati yaptım o anda. Çok ciddi anlamda bir duygusal an yaşadım."

İsrail'de de geniş bir izleyici kitlesine sahip olan Sevindik'in paylaşımına, İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir de bizzat bir videoyla cevap vermiş. Bakan: "Eşref Rüya'daki Kadir!.. Hiçbir zaman Kadir Baba olamayacaksın. Sen ancak Türk dizilerinde oynarsın, teröristler için idam artık geçerli" demiş.Sevindik pek çok dizide rol almış bir oyuncu. Canlandırdığı karakterler genellikle sadakat, cesaret ve mahalle kültürüne bağlılık temaları etrafında şekillenmiş kahraman zıddı (anti hero) tiplemelerden oluşmakta. (Bkz. Ayrılık da Sevdaya Dahil dizisi). Oyuncu, sert görünüşüne rağmen iç dünyasında duygusal ve korumacı karakterleri başarıyla canlandırmakta.

Bu olayda sanatın ve sanatçının gücü, siyasetin katı dilini bozguna uğratmış görünüyor. Bir bakanın, bir dizi oyuncusunu hedef alması; o oyuncunun temsil ettiği gücün ne kadar yüksek olduğunu kanıtlar nitelikte.

İletişimde; Third-party endorsement (üçüncü tarafların onayı/desteklemesi) kavramı vardır; algı yönetiminin en etkili araçlarından biridir ve temeli tamamen güven'e dayanır. Oyuncu Görkem Sevindik'in İsrail'in Filistin halkına yönelik hukuksuz ve vicdanları yaralayan idam boyutundaki saldırılarına karşı koyduğu net tavır; tam da Third-party endorsement'ın karşılığıdır.

Onun bu meseleyi dert edip sesini yükseltmesi, sadece bir 'tepki' değil, 'bağımsız doğrulama' mekanizmasıdır. İletişim stratejisi açısından baktığımızda; meseleyi kendi bağlamından çıkarıp, evrensel bir vicdan içeriğine dönüştürmüştür.

Bir markanın veya bir davanın haklılığını ispat etmesi için güçlü silahlardan biri; o davaya 'ait olmayan' ama ona 'inanan' saygın seslerdir. Görkem Sevindik, bu duruşuyla vicdanın sesi olarak, sessiz çoğunluğun algısında güvenilir bir 'itiraz makamı' olmuştur.

Gönül ister ki; ülkemizdeki ve mümkünse dünyadaki diğer ünlüler de benzer pozisyonlar alsınlar ve Sanatçı'ya katılarak İsrail halkını etkilemeye devam etsinler.


"Mâfîhâ" Her türden 'ikna çalışmaları'nda başarılı sonuçlara ulaşmak isteyenler için gerekli kurallardan biridir; standart hareketler olmazsa olmazdır ancak, asıl puan aldıran artistik hareketlerdir... Yani alışılmışın dışına çıkmak, beklentinin üzerinde davranış sergilemek... Söz konusu bir havalimanıysa bu yaklaşıma, taşımacılık faaliyetlerinin ötesine geçerek ulaşılabilir...Salı günü tam da böyle bir âna tanıklık ettik... Yolcu rekorları, dünyanın en iyi havalimanı ödülleri, sürdürülebilirlik çalışmalarıyla kendi ekosisteminde olabilecek tüm alanlarda iddiasıyla ülkemizi gururlandıran İGA İstanbul Havalimanı, bu kez bir heykel açılışına davet etmişti... Havalimanı'nın kültür sanat platformu İGA ART'ın düzenlediği "Sanat Projeleri Yarışması"nın 2023 yılı kazananı heykeltraş Hayri Karay'ın 38 metre yüksekliğindeki, terminalin iki katına yayılan, kendi ekseni etrafında dönen iki sütun şeklindeki tasarımdan oluşan eseri, rekor düzeyde katılan medya mensupları ve yöneticileri tarafından heyecanla karşılandı.

Karay, eserini isimsiz bırakmış... Sanat eserlerinde kullanılan bir yaklaşımdır aslında, ancak bir türlü anlaşılmaz. "Sanatçının 'isimsiz' adlı eserinde" gibi ifadeler nedeniyle döner dolaşır, eserin adı "İsimsiz" olarak kalıverir...