Hal kontrol altına alınmazsa hâlimiz nice olur...

Ali Saydam
Bugün
10

Vatandaş sorar: "Tarlada 5 lira olan ürün, nasıl oluyor da sepete gelene kadar 40-50 lirayı buluyor" İşte mesele buradadır...

Bir yanda binbir emekle üretim yapan ama emeğinin karşılığını tam alamadığını söyleyen çiftçi, diğer yanda "Bu fiyatlara artık yetişemiyoruz" diyen tüketici var. Peki, bu çelişkinin müsebbibi kim; çözümü nerede Lojistik maliyetleri mi, nakliye mazotu mu, yoksa zincirin halkaları arasına gizlenmiş fahiş kâr hırsları mı

GENAR'ın Türkiye Araştırması Nisan 2026 Raporu'na göre, enflasyonist ortam ve jeopolitik kaygılar neticesinde toplumun yüzde 47,1'i harcamalarını zaten kısıtlamış. Ve bu sadece restoran, kafe, sinema gibi sosyal aktivitelerle ya da giyim kuşamla sınırlı kalmamış; gıda gibi en temel ihtiyaca sirayet etmiş. Toplumun yüzde 35,8'i gıda harcamalarından kısıntı yaptığını beyan ediyor. Yaş ilerledikçe gıdadan kısma oranı artıyormuş. Genel rakamın (35,8) 21.6'sını 65 yaş üstü emekli nüfus oluşturuyormuş. Beslenmeden kısıntı yapılması, ekonomik daralmanın sosyal maliyetinin kabullenilmesinin zor olduğu bir noktaya geldiğinin kanıtıdır.

İşte bu yüzden, tarladan sofraya uzanan o şaibeli aracı zincirini kırmak ve fiyat mekanizmasını adilleştirmek, artık toplumsal bir beka meselesidir.

Mevcut sistem, ne yazık ki tarladan sofraya uzanan zincirde spekülasyonlara açık bir zemin sunuyor. Ürünlerin takibi tam anlamıyla yapılamıyor, dijitalleşme hızı sektörün dinamiklerine yetişemiyor ve en acısı, her yıl tonlarca sebze-meyve daha hal yolunda, kötü depolama ve nakliye koşulları yüzünden ziyan olabiliyor. Bu israfın bedeli de dönüp dolaşıp yine tüketicinin sırtına yükleniyor; raporlardan da görüldüğü gibi insanlar gıdadan kısmak zorunda bırakılıyor.

Yeni Hal Yasası çalışması işte bu yüzden hayati bir önem taşıyor. Eski Enerji ve Tabii Kaynaklar, sonrasında da Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın yıllar önce çıkarılması için âdeta kendisini paraladığı Hal Yasası, nihayet Ticaret ile Tarım ve Orman Bakanlıkları tarafından ortaklaşa hazırlanarak Mayıs 2025'te sektör görüşüne açılmış... TBMM komisyonlarındaki değerlendirme aşaması tamamlandıktan sonra tasarının 2026 sonuna kadar TBMM gündemine gelmesi bekleniyormuş...

Taslak; zincir marketlere doğrudan üreticiden alım zorunluluğu getirmeyi, kanun kapsamını et ve süt gibi diğer gıdalarla genişletmeyi ve stokçuluk cezalarını artırmayı öngörüyormuş.

Hedef; hal kayıt sisteminin modernize edilmesi, ürünlerin tarladan çıkışından itibaren dijital olarak izlenebilmesi, aracı sayısının makul düzeylere çekilerek, üretici ile tüketici arasındaki mesafenin kısaltılması olacakmış.

Yeni Hal Yasası, ajandaların arka sıralarında bekletilmemeli. Yasa, siyasi mülahazaların, sektör temsilcilerinin lobilerinin ya da bürokratik hantallıkların ötesinde, doğrudan doğruya milletin sofrasını ve özellikle de emeklileri ilgilendiren bir memleket meselesidir.

Türkiye'nin tarımsal üretim gücü büyüktür; toprağı bereketli, çiftçisi çalışkandır. Eksik olan, bu bereketi spekülatörlerin insafından kurtaracak, modern, adil ve şeffaf bir hal sistemidir. Meclis'in bu reformu geciktirmeden hayata geçirmesi, hem üreticiye can suyu olacak hem de gıda harcamalarından kısmak zorunda kalan tüketicinin nefes almasını sağlayacaktır.

Millî tanıtıma millî güç desteği

Bir ülkenin, kurumun, hatta kişinin itibarı, ya da marka değeri, sadece sahip olunan maddi varlıklarla değil, o varlıkları, dolayısıyla kendisini nasıl konumlandırdığı, marka vaadi konusunda hedef kitlelerini nasıl ikna ettiği ve varoluş nedenini nasıl ifade ettiği ile müsemmadır.