Devlet çok iyi iş çıkarabilir…

Ali Saydam
31.01.2026
3

Bende olaylara ve olgulara dört boyutta bakmak, 'zihinsel refleks' hâline geldiğinden bu yana, tabir yerindeyse 'kendimi kaptırmak' giderek zorlaştı... Türkiye Sigorta'nın perşembe günü düzenlediği basın toplantısını da o dört boyuttan geçirerek okumaya (izlemeye değil) çalıştım: 1. Forma (Biçim), 2. Materia (İçerik), 3. Fenomen (Olgu) ve 4. Nomen (Öz)...

Biraz da, '100 üzerinde 99'la sınıfta kalınabilen' bu tür toplantıları sık sık hayata geçirmek durumundaki arkadaşlara küçük de olsa bir katma değer getirmek adına Fenomen'le başlayalım...

1. Bir kere bu tür hesap verme toplantılarının zırt pırt değil (fazla olan yanlıştır), yılda iki kez yapılması (bu frekans merak ve saygıyı artırır) ve neredeyse Türkiye'nin tüm yayın dünyası yelpazesini kapsayan 94 gibi rekor düzeyde katılımın sağlanması, etkinliğin başarısının önemli bir göstergesiydi...

2. Büyükçe seçilmiş salon -belki 4. katta bulunmasının dışında- çok doğru bir mekândı.

3. Devasa, dörtgen şekilli ve işlevsel masa; herkesin nereye oturacağının derme çatma değil, çok şık, isimliklerle belirlenmiş olması...

4. Doyurucu panoramik ekranın büklüğü...

5. Öncesi ve sonrasındaki kahvaltılık sunumunun abartısız zenginliği, kapıdaki karşılama, davetli listesindeki dengeli çeşitlilik...

Hepsine pozitif puan verdik... Gelelim Forma'ya, yani biçime...

1. Sunum gerekli her şeyi kapsamıştı... Ancak, slayt sayısını artırmamak ve sığdırma kaygısıyla bazı yazılar hayli küçüktü ve okunmuyorlardı...

2. Genel Müdür Taha Çakmak'ın konuşması son derece profesyonel, beşerî, sağlam, özgüvenli, keyifli, eğlenceli, ikna edici ve ciddi idi... Bir de konuşmasını aşırı tevazuyu bir kenara bırakıp ayakta yapsaymış mükemmel ötesi olacakmış...

3. Üst düzey yönetiminin tamamının bulunduğu toplantıda, Genel Müdür'ün arkadaşlarıyla sık sık istişare ederek soruları yanıtlaması ve soru sormak isteyen herkese söz hakkı vermesi, dikkat çekiciydi.

4. Toplantı'nın açılışını gayet güzel yapan Toplantı Yöneticisi hanımefendi (Master of Ceromony) keşke finaldeki soru-cevap bölümünü de üstlenseymiş...

Üçüncü kavram olan İçerik'e (materia) gelince...

1. Verilen her rakam bir büyük başarı öyküsünün alt kırılımları gibiydi... Genel Müdür "Ülkemizde sigortalılık oranı hâlâ çok düşük, bunu artırmak ve herkesin sigortaya erişebilmesini sağlamak bizim boynumuzun borcu" derken bu stratejinin altını nasıl doldurduklarını da ayrıntısıyla anlattı.

2. Bir önceki yıl 101,4 milyar TL olan prim üretimini 147,1 milyar TL'ye yükseltirken hem sektörün üzerinde büyümüş ve liderliği bu yıl da ellerinde tutmuşlar. Kârlılıkta da birinciliği elden bırakmamışlar; 5 yılda 13 kat artırarak 35 milyar TL'ye çıkarmışlar...

3. 2024'ten bugüne olumsuz geri bildirimlerin seyrinde düşüş ve hizmet kalitesinde iyileşme görülmüş. Özellikle hasar süreçlerinde yüzde 30, konut sigortalarında yüzde 35 oranında azalma tespit edilmiş... Bunlar bazı çarpıcı içerik örnekleri... Sunumun tamamı şirketin Kurumsal İletişim Bölümü'nden istenebiliyor.

4. Bilindiği gibi Türkiye Sigorta müthiş bir projenin ürünüdür... "Hantal ve rekabet avantajından yoksun" algısıyla boğuşan üç kamu bankasının ikişer sigorta şirketi, yani toplam altı şirket Varlık Fonu çatısı altında birleştirilmiş ve olağanüstü başarılı ve etkili, diri bir yapı ortaya çıkmıştı... Aradan beş yıl geçtikten sonra bu serüveni anlatmak medyanın büyük ilgisini çekti ve "Content is the king" (İçerik kraldır) ilkesi bir kez daha doğrulandı...

Olayın Nomen boyutu ise belki şöyle özetlenebilir...

1. Devlet kurumları doğru düzgün yönetilebilir, hatta öncü çalışmalar da orta konabilir... O nedenle Türkiye Sigorta yapılanması ve uygulamaları, gündeme gelmesi beklenen Katılım Bankacılığı projesi için de çok iyi bir örnek olabilir...

2. Çalışan tatmini, adanmışlığı ve üst düzey yöneticilerin motivasyonunun bu kadar yüksekte tutulması meselesini kavramak için de Türkiye Sigorta iyi bir araştırma sahası olabilir. Çünkü gelinen nokta birkaç kişinin başarısına bağlanamaz, geniş kadroların katılım ve kararlılığını gereksinir...