İnsanın düşüşü

Dehşet bir görüntü. Sıradanlaşmamasını umduğum şey işte tam olarak bu! Bu duygusuzluk hali!

İnsan canının far kadar, tampon kadar, kaput kadar değerli görülmeme durumu...

Ben görüntüyü izleyince istemsizce ürperdim. Beni tuhaf bir korku sardı. Düşmanını öldürmek için bir mekânı basan katilin sırf aynı mekânda oldukları için suçsuz başka insanları da öldürdüğü 3. Sayfa haberlerinde de bu tür bir hissiyat beni sarmalar.

Eşyanın, paranın, gücün, sahip olmanın ve kişisel hazzın başka insanların hayatından daha değerli görüldüğü bir çağa geldik çünkü.

İnsan artık hayat dediğimiz şeyin öznesi değil, nesnesi! Charlie Chaplin'in Modern Zamanlar filmi geldi aklıma. Şarlo orada devasa makinenin çarkları arasına sıkışmış modern insanı resmetmişti.

İnsanın kapitalizmin değer dünyasında bir makinenin dişlisinden öte bir anlama sahip olmadığını vurguluyordu filmde. Dahi Şarlo, nerdeyse bir asır öncesinden bugünkü durumu öngörmüştü.

Eğer insan canı, bir otomobilin kaportasından daha değersiz görülmeye başlanmışsa ve bu giderek normalleşiyorsa, orada ahlaki bir çöküş yaşanıyordur.

Belki de yaşadığımız çağın en büyük sorunu savaşlar, ekonomik krizler ya da teknolojik dönüşümlerden ziyade insanın gözümüzdeki değerini kaybetmeye başlamasıdır.

Charlie Chaplin'in Modern Zamanlar filminde dişlilerin arasında kaybolan işçi nasıl dev makinenin küçük bir parçasına dönüşüyorsa, bugün de insan bazen paranın, eşyanın, teknolojinin ve gücün gölgesinde görünmez hale geliyor.

Gazze'deki katliamda öldürülen çocukların sadece sayılarla anılması da aynı değersizleştirme tehlikenin başka bir yüzüdür. İnsan bir sayı, bir araç, bir maliyet kalemi ya da bir istatistik değildir. Olamaz.

Fransız düşünür Montaigne'nin, sıradan bir insanın hayatının da en az bir kralın ki kadar ilginç ve değerli olduğu sözü bugünün güce tapan değerlerine bir protesto gibi.