Devlet Yokmuş, Bir Tek AHBAP Varmış!

Mesele basit bir güven-güvensizlik meselesi değil.

Türkiye 10 şehrini yerle bir eden bir depremle sarsıldı 6 Şubat 2023'te. Birileri muhalif kesimdeki hükümet antipatisini derinleştirerek menfaat temin etmek için devlet kurumlarına saldırdılar.

Muhalif basın planlı bir şekilde Kızılay'ı hedef tahtasına oturtarak sabah akşam menfi kampanya yürüttüler. Kızılay, AFAD gibi kurumları sistemli bir şekilde karaladılar.

"Kızılay kan satıyor..."

"AFAD enkaz altındakilerin çıkarılmasına izin vermiyor..." dediler.

"Ortada devlet mevlet yok. Bir tek Haluk Levent'in AHBAP'ı var" dediler.

Deprem bölgesinde gece gündüz çalışan saçı sakalı birbirine karışmış kaymakamı, valiyi değil; arama kurtarma ekiplerini değil, Haluk Levent'i ekranlarına taşıdılar.

Fenomenler, şarkıcılar, oyuncular BabalaTV'de bir araya gelerek AHBAP için para topladılar. Devlet kurumlarının itibarına her gün darbe vururken AHBAP'ı güçlendirmek için canla başla çalıştılar. Haluk Levent'e bir "iyilik meleği" kostümü giydirerek eleştiriden azade kıldılar.

Oyunu tezgahlayanlar bu sayede onu daha sıkı bir şekilde kullanabileceklerdi. Sonuç olarak onlar Haluk'u, Haluk'ta onları kullandı!

*

Bir devlet için en kritik zamanda birlik ve beraberliği baltalayacak, devlet kurumlarına güveni radikal bir şekilde sarsacak açıklamalar ve tutumlar, milli güvenliği ilgilendiren bir tehdit değil midir

Bu yaklaşım bence çok tehlikeli ve yıkıcıydı.

Bu propagandayla göçük altında kalanların kurtarılmasında gecikmeye neden oldular ve kim bilir belki de insanların ölümüne sebebiyet verdiler.

Bu tutumun sadece muhaliflikle açıklanamayacağını gördük yürütülen soruşturma sürecinde. Mesele yalnızca muhalefet değil aynı zamanda, siyasal ve "duygusaldı". Milyarlarca liralık bir döngüydü söz konusu olan.

AHBAP'ı iyilik meleği olarak her gün ekranlarına taşıyanların bu ekonomik ve siyasal "döngüden" menfaat devşirip devşirmedikleri de araştırılmalı.

İnsanlar enkaz altındayken devlet kurumlarını alenen karalamak suretiyle AHBAP'ı tek alternatif haline getiren muhalif basının çok bildik isimleri ve birtakım ünlüler bunu ne karşılığında yaptılar acaba

"Yeterince hırsızlık yaparsan, çaldığın paralarla seni aziz ilan edecek bir kilise satın alabilirsin." demişti Fransa'nın asi kalemi Lautreamont...

Haluk Levent'in böyle bir kilise satın almasına gerek kalmadı çünkü birisini "aziz" ilan etmek için yanıp tutuşan, eleştirel mesafesini kaybetmiş geniş bir kalabalığa sahipti.