Samimiyetsizlik!

Süper ligde son viraja girdik… Takımların hata yapma şansları yok diyeceğim ama gelin görün ki biri hata yaptı mı arkası çorap söküğü gibi geliyor.

Önceki hafta ilk iki şansını mucizelere bırakan Trabzonspor, geride kalan hafta saçını başını yoldu.

Galatasaray'ın mağlubiyeti ve Fenerbahçe'nin beraberliği düşüncelerde yoktu ama hayatın birde gerçekleri var ve bu gerçeklerle yüzleşmek ağır gelir, açıkçası her iki camiaya da ağır geldi.

Bundan sonrasının Galatasaray için buruk acı, Fenerbahçe için ise kahır mektubu niteliğinde geçeceğinden yola çıkarsak, oyun istikrarının her hafta değişken olduğu Trabzonspor'da bundan sonrası için artık sayısal eksiklik mazeretinin yaz transfer dönemine kadar rafa kalkması gerekiyor. En azından mübarek ramazan ayında temcit pilavı gibi her hafta önümüze koyulmasının bir anlamı da yok kazancıda. Trabzonspor sezon başından beri göz ucu ile takip ettiği ilk iki sıradan artık vaz geçtiğine göre bundan sonrasını yapılandırma ve itilerek ardından gelenlere yer vermemek üzerine hedef koymalı.

Üçüncülük Trabzonspor için belki bir başarı değildir ama gelecek sezonlarda başarılı olunması için atılacak temeller adına önemli bir mihenk taşıdır. Sezonun bundan sonraki bölümü için yarışırken yapılanmasını sürdürmek zorunda olan Trabzonspor, yere sağlam basan bir anlayışın temelini atma mecburiyetini her zaman üzerinde hissetmeli. Gelecekte olmayacak bir oyuncu için sistemi ve yapıyı değiştirip tartışmanın merkezine yerleşmek planlamaya vurulacak en önemli darbe olur. Hep söylediğim gibi; Oyuncu bütünlüğü, düşünce bütünlüğü ve bu ikisine paralel yakalanacak düşünce bütünlüğü takımları başarıya getiren en önemli argümanlardır. Bu nedenle; bir oyuncu değiştirmek, bu oyuncu değişikliği ile oyun formasyonunu değiştirmek, yarar sağlamadığı gibi farklı konuları gündeme getirerek yoktan yere tartışmaya neden oluyor. Ve bu tartışma da maalesef camiada ayrışmaya kadar büyüyor. İşin şekli bir atasözümüzde dediği gibi; "Bir mıh bir nal kurtarır, bir nal bir at kurtarır" şeklinde olsa tamam da değil ama. Transfer artık yok. Transfer dönemi de bitti. Trabzonspor camiası artık bu kayıkçı kavgasından vaz geçmeli, körün gördüğü, dilsizin söylediği, sağırın duyduğu gerçeği artık kabul etmeli. Bu saatten sonra transfer diye haykırmak iyi niyetten uzak, imha etme psikolojisi ile sahip olma psikolojisinin harmanlandığı düşünce zehrinin dışa vurum şeklidir. Bu zehrin daha fazla zarar vermemesi için camia bütünlüğünün sağlanarak herkesin öte yandan değil, gerçekten samimiyetini göstermesi gerekiyor. Öyle yandan çarklı muhabbet içinde destek söylemlerinin karşılığı olmadığı gibi samimiyeti de yok.