İhtiyaç iş ahlakında
Merkez Hakem Kurulu'nun yönetimindeki çelişkili atamalar ve güçlü kulüplere saygı gösterilişi Süper Lig'in son haftalarında adaletin değil, düdüğün güçlünün yanında çalacağı korkusunu yaratıyor; peki bu sistem sadece birkaç yanlış atama mı yoksa yapının kendisinin sorunu mu?
Yazar, Merkez Hakem Kurulu Başkanı Ferhat Gündoğdu altında hakem atamalarında sistematik çelişkiler gördüğünü, özellikle son maçlarda hatalı pozisyon değerlendirmesi yapan veya disipline uğrayan hakemlerin görevlendirildiğini ileri sürüyor. Bunu, güçlü kulüplere biat eden yapının hakemleri güçlüler lehine karar almaya zorlayacağı teziyle destekliyor. Acaba hakem atamalarındaki belirsizlikler gerçekten örgütsel bir çöküntüyü mü yoksa izole vakaları mı yansıtıyor?
Türk Milli Takımı 24 yıl sonra Dünya Kupası'na katılırken, beraberinde tek bir hakemin gidememesinin doğal karşılandığı bir coğrafyada yaşıyoruz. Bıraktık Dünya Kupası'nı, hakem konusunda Avrupa şampiyonalarının üst düzey karşılaşmalarında bile semtimize bakmıyorlar. Avrupa ülkeleri uluslararası organizasyonlara kaç hakem gönderdiklerinin yarışını yaparken biz ne yapıyoruz Çelik çomak oynuyoruz! At izinin it izine karıştığı bir yapının figüranları olmaktan öte fazla bir varlığı olmayan, sadece vicdanları ile cüzdanları arasında sıkışmış duyguları ile büyüklere biat eden bir yapının olduğu Hakem Kurulu merkezli hakemler, ligin kalanını nasıl yönetecek Klasman hakemlerinin kalan altı haftada uykularının kaçacağı gerçeğinden hareketle, atanmayanın daha mutlu olacağı haftalara giriyoruz. Cüneyt Çakır ile avanelerinin Türk futbolunu imha ettiği dönemlerden günümüze kadar geçen süreçte, hakemler isim olarak değişse de yapı değişmediği için güce endeksli eylemleri de değişmiyor. Ferhat Gündoğdu'nun başkanlığındaki Merkez Hakem Kurulu, takımlar gibi kaderlerini hakemlerin çalacağı düdüklere bağlayınca ne kadar değişim ve gelişim uğraşı içinde olunursa olunsun bu çöreklenmiş yapının değişme şansı olmaz. Hakemin iki kez siyah-beyaz pozisyon hatası yaptığını raporuna yazdığında, hakem değil de raporu yazan gözlemci ceza alıyorsa, son oynanan Fenerbahçe- Beşiktaş karşılaşmasının yardımcı hakemi olarak Hakem İşleri Müdürü Abdullah Bora Özkara görev yapıyorsa ve bu maçı daha önce klasman düşürülen Yasin Kol yönetiyorsa oturup düşünmek gerek. O tecrübeye ulaşamayan VAR hakemi Abdullah Taşkınsoy'u saymıyorum bile. Trabzonspor camiasında infial yaratan Cihan Aydın'ın, Galatasaray maçına verilmesi de ayrı bir komedi. Şimdi çıkıp bana bu atamaları gerçekten Merkez Hakem Kurulu yaptı diyebilir misiniz Bu sadece yeni ve son yaşanan iki net örnek. Geçmişe dönsek böylesine onlarca çelişkili atama ve raporlama örneklerini sayabiliriz. El yordamıyla ilerleyen MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu'nun yok saydığı Cüneyt Çakır'ın kötü bir kopyası olan Halil Umut Meler ve bazı tecrübeli hakemlerin yerine veliaht olarak gösterilenler, kalan maçların altından nasıl kalkacak hep birlikte göreceğiz. Cihan Aydın, Ali Yılmaz, Oğuzhan Çakır ve Mehmet Türkmen gibi genç ve idealist hakemlere, güçlünün değil haklının yanında olmaları gerektiği ve kendilerine sahip çıkılacağının garantisi verilmediği içindir ki bu isimler yapıya biat etmek ve güçlünün yanında olmak zorunda bırakılıyorlar. İzmir grubuydu, Antalya grubuydu, İstanbul grubuydu derken artık iş, yönetilmesi gerekenlerin yönetici olduğu döneme evirildi. Bunun en büyük nedeni de hiç kuşku yok ki Ferhat Gündoğdu'nun emir komuta zincirinin hiçbir yerinde olmamasıdır. Ve bu nedenledir ki sığınacak liman bulamayan hakemler de, güçlü olan kulüplerin limanına sığınmak zorunda kalıyor. Son altı haftanın merkezine yine hakemler oturtulacak. Çünkü zincirin en zayıf halkaları onlar ve düdüğü güçlü olandan yana çalmak zorunda kalacaklar!.. Acaba bu genç ve idealist isimler tarihe not düşmek için milat deyip inadına haklının yanında olur mu

18