Çocuklar kafaya koydu

Geçmişinde ezber bozmayı maharet haline getiren Lucescu'nun takımı Romanya, aslında fazla bir şey yapmadı. Savunmasını kalabalık tutup, kenarları ikili oyuncu grubuyla kapatıp, merkezden gelecek Hakan, Arda tehlikesini de ikili sıkıştırmalarla kalesinden uzak tutarak hem ekonomik oynadı, hem de sıkıntı yaşamadı. Buna karşın özellikle ilk yarıda pas bağlantıları ile savunma arkasında Kerem'i buluşturmayı amaçlayan Türk Milli takımı topa ve oyuna hakim olmasına rağmen bunu beşe iki antrenmanları boyutundan öteye taşıyamadı. İkinci yarıda bu formasyonu Arda ile mükemmel uygulayan Millilerimiz sürpriz bir ismi, Ferdi'yi kale alanında buluşturdu ve skoru buldu.

İlk yarıda Ay-Yıldızlı Milliler belki çok koştu, topa en fazla hakim olan taraf oldu ama bu sadece yorulmalarına yol açtı.

Bu tür final maçları ayrı bir motivasyon ister doğru. Fakat, bu doğru, sonuç üretmek için yeterli olur mu İşte ortaya çıkan tablo gösterdi ki değil. Ön alan baskısı yaptık, rakip çıktı. Hakan ve Arda ile oyunu iki yönlü ve çabuk oynadık; rakip kapandı. Kenan ve Barış ile çizgiye indik rakip yine karşıladı. Dış şut teşebbüslerimiz ise evlere şenlikti.

Türk Milli takımının Romanya karşısında en önemli görüntüsü vazgeçmemesiydi. Başladığı gibi devam eden Ay yıldızlı Millilerimiz sadece hücum organizasyonlarında isim değişikliğine gitti. Bu tür maçlarda alan ve adam paylaşımı yapılıyorsa mutlaka gol bölgesinde sürpriz bir isim bulunduracaksın ki Milli takımın bu organizasyonu sonucu da beraberinde getirdi.