Terörsüz Türkiye'den esas rahatsızlık ne Samimiyetle sorgulayalım..

Geriye, Terörsüz Türkiye kanun teklifine destek vermeyecek İyi Parti'nin yanında, bir de Yeni Parti kalmıştı ki.

Dün Özgür Özel, partisinin yöneticilerinin teklife evet oyu kullanacaklarını, ancak milletvekillerinin her birinin, seçildikleri ildeki yaklaşıma göre değişik yönde oy kullanabileceğini açıkladı..

Bu açıklama ile birlikte, İyi Parti Terörsüz Türkiye'ye blok olarak karşı çıkışta, tek başına kalmış oldu..

Olsun, tek başlarına da olsalar, eğer gerçekten doğru yerde duruyorlarsa, biz de onlara destek vermemiz gerekir.

Hakkı savunuyorlarsa, biz de onlarla birlik olmamız gerekir.

Peki, İyi Parti doğru yerde mi duruyor

İtirazlarını, ülke için mi yapıyorlar

Vatanın menfaatine bir talepleri mi var

Buyrun, partinin Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun itirazları üzerinden, konuyu irdeleyelim..

İyi Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu konuşuyor:

"Hukuki adıyla bu teklif, terör örgütü mensuplarına imtiyaz sağlayan bir 'Örtülü Af' düzenlemesidir."

Niçin af düzenlemesi imiş

Çünkü, "5 ve 6. maddelerde, 5 ve 10 yıllık erteleme süreleri, terör suçu işlenmeden geçirildiğinde, davanın düşmesine ve cezanın çekilmeden 'infaz edilmiş sayılmasına' karar veriliyor"muş..

Peki burda, şehid ailelerini incitmeyi asla düşünmeyen bizim gibi muhafazakarların ve geniş halk kesimlerinin sıkıntılı olarak görebileceği ne olabilir

Ki, bizler adına, İP Genel Başkanı itirazda bulunuyor.

Müsavat Dervişoğlu açıkca ifade etmiyor ama.

Sıkıntı şu: "PKK ya, kendimi feshettim dedikten sonra, tekrar eylemlere başlarsa. Ama bu arada da eski olaylar için cezalarını düşürttürür, örtülü af ile, eski cezalarını defterden sildirirse."

İlk anda, gerçekten üzerinde durmamız gereken bir tehlike gibi görünüyor.

Ama derinlemesine düşündüğümüzde..

Bizim karşımızdaki teröristlerin, sabıkalı olması ile, cezası düşürülmüş olmasının bir farkı var mı

Davaları, cezaları düşürülmüş teröristler, yarın ellerine silah alırlarsa, "Bunların cezaları düşürülmüş. bunları bir etkisiz hale getiremeyiz" mi denilecek

Böyle bir saçmalık kabul edilebilir mi

Eski Türkiye'de yanlış uygulamalar olmuştur..

AİHM kararlarından şımaran bazı terör sevicileri, daha büyük cesaretle teröre destek vermiş olabilirler, teröristleri koruyup kollamış olabilirler..

Ama son dönemdeki Selahattin Demirta örneğini verelim..

İyi Parti'nin bile, tahliyesini istediği Selahattin Demirtaş'ın cezaevinde tutulduğu Türkiye'nin terörle mücadelesinden kim şüphe edebilir

Selahattin Demirtaş örneğinden biliyoruz ki, artık Türkiye eski Türkiye değil..

Artık, sadece PKK'ya destek çıkmak bile, övgüde bulunmak bile, insanların sokağa çıkmasını isteyip, işlenen suçları seyretmek bile, 20 yılı aşkın cezalarla karşılık buluyor.

O zaman Müsavat Dervişoğlu'nun çekincesini gidermek üzere biraz daha ayrıntıya girelim..

Farzedelim, PKK'nın 15 yıldan az ceza gerektiren suçları işleyen 3 bin terörist, davalarını ertelettirecekler. 5 yıl sonra tümü ile davaları düşürülecek. Ama 6. yılda bir de bakacağız ki, PKK yeniden silaha sarılmış..

Bu ihtimal teorik olarak var mı

Var..

Ama bu teorik ihtimalin karşısında, devlet eli kolu bağlı, davaları düşürülmüş PKK'lılara karşı, öylece seyirci kalacak konumda da değil..

1) İlk ihtimal, 3 bin PKK'lı, yeniden eyleme kalkışacak teröristlerle birlikte hareket etmezler.

Bu durumda ne olur

PKK, elemanlarının üç bin tanesini kaybetmiş olur..

TBMM'deki kanun çıkmadığını düşünün. Dervişoğlu'nun hayır oyunun galebe çaldığı ve kanunun reddedildiği bir durumu düşünün.

3 bin PKK'lı da PKK safında.. Türkiye'ye saldırıyor.

Türkiye için, PKK'nın 3 bin eksik ile saldırması mı iyi, 3 bin elemanı da içinde iken saldırması mı iyi

Dolayısı ile, yeni kanun, en uçuk ihtimal olan, sonradan PKK'nın tekrar eline silah alacağı durumda bile, Türkiye'nin 3 bin eksik teröristle mücadelesine zemin hazırladığından, lehimizedir.

2) Davaları yaklaşık 5-6 yıl sonra düşürülecek 3 bin PKK'lı, tekrar silaha başvuracak yapı ile birlikte hareket ederse..